Eğitim — transkript (saatler gerçek saat; konuşmacı etiketleri dosya başına, bkz. transkript_birlestir.py) [19:36:39] EĞİTMEN: Kayıt. Dayız. [19:36:53] EĞİTMEN: Şurada var mı [19:36:54] M2-S05: problem? [19:36:58] EĞİTMEN: Şurada var mı? [19:37:04] EĞİTMEN: Şurada var mı problem? Şöyle [19:37:15] EĞİTMEN: çekim olacağını bilseydim takım elbise falan giyerdi. [19:37:21] EĞİTMEN: S, A. Ses deneme. 1, 2, 3. S, A, S, S. Şunda hışırtı var mı? [19:37:38] EĞİTMEN: Var mı şöyle problem? [19:37:40] M2-S06: Okey. O [19:37:44] EĞİTMEN: kamera... [19:37:45] M2-S06: Yok [19:37:48] EĞİTMEN: da şey... [19:37:49] M2-S06: Abi [19:37:57] EĞİTMEN: sen biraz daha genişleyeceksin bence bu tarafa doğru. [19:38:16] EĞİTMEN: Tamam ben logodan çıkmamaya gayret edeceğim gençler tamam mı? Bir tek şöyle refleks yaklaşırım ben. [19:38:24] M2-S05: Şu. [19:38:25] EĞİTMEN: Alanım geniş. [19:38:26] M2-S05: Tamam. [19:38:30] EĞİTMEN: Vay geniş alan. O portre yapıyor zaten. Portreye yakın bir şey yapıyor. [19:38:41] EĞİTMEN: Burnum var. Peki hadi. [19:38:45] M2-S05: Hadi. [19:39:00] EĞİTMEN: Yönetmen [19:39:00] M2-S05: kim? [19:39:45] EĞİTMEN: Şakayı ben yemence başkasına mı yapıyorum? [19:39:50] M2-S06: Ben [19:39:51] M2-S03: anlatacağım [19:39:59] EĞİTMEN: her şeyi unuttum şu anda. [19:40:01] M2-S03: Ama [19:40:04] EĞİTMEN: kağıdım [19:40:05] M2-S07: var. [19:40:55] M2-S01: yaşatan kaderi mi yoksa sana deli olan yüreğime mi sorsam? [19:41:01] EĞİTMEN: Konuşana mı dönüyor hocam? [19:41:04] EĞİTMEN: Konuşana dönüyor abi. Şöyle. [19:41:09] EĞİTMEN: Konuşanlarla [19:41:10] M2-S07: konuşanlarla. [19:41:15] EĞİTMEN: Eşek de diyor karnından ağır. [19:41:21] EĞİTMEN: Diyaframını [19:41:21] M2-S05: en iyi [19:41:22] EĞİTMEN: kullanan hayvanlardan bir tanesi eşektir. [19:41:30] EĞİTMEN: Tabii. Artificial intelligence diyoruz efendim. Bu güzel şarkımız da Kral Efendim'de Diyarbakır'da vatani görevini yapmakta olan. [19:41:39] M2-S09: Ya [19:41:44] EĞİTMEN: ben burada akademik bir bilgi vereceğim ya. [19:42:01] M1-S02: Çok güzel. Soru soracak. Ciddiyet. [19:42:06] M1-S02: Başlıyoruz. [19:42:13] M1-S02: Ses deneme kontrol. [19:42:15] M1-S00: Hata yapma payımız var mı bizim? Biz [19:42:18] M1-S02: zaten dinlerken nasıl hata yapabiliriz [19:42:20] M1-S00: ki? Dinleyemeyeme [19:42:21] M2-S06: Yok [19:42:21] M1-S00: gibi falan böyle. Öksürürüz falan. [19:42:24] M1-S02: Biz öğrenciyiz. [19:42:25] M2-S06: canım [19:42:26] M1-S02: Keseriz [19:42:27] EĞİTMEN: üniversitede değiliz. Yani öksürmekte ısırmak serbest. [19:42:31] SEYİRCİ MİK.: Sırmak da [19:42:32] EĞİTMEN: Osurmak da serbesttir normalde. Ama [19:42:35] M2-S09: şeyde kuliste. Kuliste [19:42:38] M2-S04: osurmak [19:42:39] M2-S09: serbesttir. Ondan da bir küçük bahsedeceğim. [19:42:43] EĞİTMEN: Bileydim bir küçük de fondöten sürerdim. Yani iyi olurdu, güzel olurdu. [19:42:49] SEYİRCİ MİK.: Kuliste [19:42:52] EĞİTMEN: Kuliste osurmak, tıksırmak, sümkürmek, geğirmek hepsi serbesttir. Ama [19:42:58] SEYİRCİ MİK.: Ama [19:42:58] EĞİTMEN: tiyatro [19:42:59] M2-S06: yapıyorsan. [19:43:01] EĞİTMEN: Tiyatro yapmıyorsan [19:43:03] M2-S06: yasak. [19:43:10] M2-S07: Temas [19:43:11] EĞİTMEN: edin. Temas edin. [19:43:12] M2-S07: Oyunculuk eğitimimize hoş geldiniz. [19:43:23] M2-S08: Gönhan da burada. [19:43:25] SEYİRCİ MİK.: buradayız. [19:43:26] EĞİTMEN: Şerefsin bak. [19:43:27] SEYİRCİ MİK.: kurumsalda [19:43:27] EĞİTMEN: Ulusalda oynadığım işlerde bu kadar heyecanlanmıyorum ya. [19:43:32] SEYİRCİ MİK.: Ne yapıyorlar bir fikrim yok. [19:43:35] EĞİTMEN: Herkes çok profesyonel [19:43:36] M2-S06: olduğu için. Herhalde montajlıyorlar şimdiden. [19:43:39] EĞİTMEN: Sanki. Gördük montajı filmlerini. [19:43:56] M2-S06: Şu an [19:43:57] M2-S07: varsın bak mesela. Şu an [19:43:58] M2-S09: verebilirsin bisepsiyonu. [19:44:01] M2-S07: Bisepsiyon. [19:44:11] EĞİTMEN: Görüneceksiniz. Görüneceksiniz. Gözükmek diye bir şey yok. Geleceğiz o konuya. [19:44:18] EĞİTMEN: Anlatacağım. Hepsini anlatacağım inşallah. [19:44:21] M2-S07: Direksiyon eğitimi ne zaman alırız? [19:44:23] EĞİTMEN: Valla işte o hazır olduğunuzda. Bütün hocaların en büyük yalanıdır bu. Hazır olduğunuzda. [19:44:30] SEYİRCİ MİK.: Hazır [19:44:31] M1-S02: ne zaman olacağız? Zomzoma [19:44:32] SEYİRCİ MİK.: da girdim, EBA 'ya da girdim. [19:44:33] EĞİTMEN: Hazır olduğunuzda bakacağız. Çünkü ödev vereceğiz. Ödevinizi yapacak mısınız göreceğiz. [19:44:44] SEYİRCİ MİK.: Tabii [19:44:44] EĞİTMEN: ki. Ya konumu bitirebilirsem vereceğim. Ben özür [19:44:49] SEYİRCİ MİK.: ödeveyim. [19:44:49] EĞİTMEN: dilerim. [19:44:50] M2-S01: Konumu [19:44:51] EĞİTMEN: bitirebilirsem vereceğim. [19:44:56] EĞİTMEN: Madalya takmayacağız ama en iyi öğrencimiz diyeceğiz yani. [19:45:00] M2-S07: En [19:45:01] SEYİRCİ MİK.: Arkadaşlar [19:45:03] EĞİTMEN: iyi öğrencimiz diyeceğiz inşallah. [19:45:23] EĞİTMEN: Siz orada mı kalacaksınız? Bence kalmayın bırakın kameraları siz de gelin. [19:45:29] M2-S05: Yok [19:45:30] EĞİTMEN: yok gel gel buraya gel. [19:45:34] EĞİTMEN: Ya şimdilik gel bakalım bir geniş yap. Bir başlayalım bir girizgah yapalım. Bir küçük teoriden bahsedelim. Oğlum 4K çekmiyor musunuz? E [19:45:44] SEYİRCİ MİK.: tamam [19:45:44] EĞİTMEN: tam 4K çekiyorsunuz girer çıkarsınız gel. Oturun abi. Gelin abi. [19:45:51] SEYİRCİ MİK.: da [19:45:51] EĞİTMEN: Hangisini? [19:45:54] M2-S06: Tam o [19:45:57] EĞİTMEN: FX3 ile çalışıyorsun. Gel abi bir şey olmaz. [19:46:00] SEYİRCİ MİK.: otur. [19:46:08] M2-S05: Abi [19:46:09] M2-S09: çok [19:46:09] EĞİTMEN: güzel. Gel abi. Gel. [19:46:14] M2-S05: Kameraya bakmamalı. [19:46:16] M1-S07: Adam [19:46:16] M2-S05: Kameraya bakmamalıyım. [19:46:17] M1-S02: bu [19:46:17] M1-S04: tarafta, sen bu tarafta. Ben [19:46:22] SEYİRCİ MİK.: kameranın [19:46:26] EĞİTMEN: Ben kameranın karşısına çıkmam diyen var mı aranızda? Çünkü kendinizi tanıtırken kameranın karşısında [19:46:32] SEYİRCİ MİK.: olmalısınız. [19:46:32] EĞİTMEN: olmanızı isteyeceğim. [19:46:35] EĞİTMEN: Çıkarsın çıkarsın. [19:46:38] SEYİRCİ MİK.: Sonunda [19:46:40] M1-S06: bir şey hissettim. [19:46:41] EĞİTMEN: Sonunda bir şey yok oğlum. Normal ders yapacağız. [19:46:44] SEYİRCİ MİK.: seviyesi. [19:46:44] EĞİTMEN: Sonunda ne olabilir Enes? [19:46:48] EĞİTMEN: Neyi? [19:46:48] SEYİRCİ MİK.: Çıkamam [19:46:49] M1-S06: diyen kişiyi direkt [19:46:50] EĞİTMEN: Hayır abi öyle saçma zorlamalarımız [19:46:51] SEYİRCİ MİK.: Tamam ben çıkarım. [19:46:52] EĞİTMEN: yok. [19:46:52] SEYİRCİ MİK.: Bir [19:46:52] EĞİTMEN: Şey yok. Adil bir eğitim olacak. Yani şey düşünmeyin. [19:46:56] SEYİRCİ MİK.: Değil [19:46:56] EĞİTMEN: İlhan [19:46:56] SEYİRCİ MİK.: mi? [19:46:56] EĞİTMEN: 'a [19:46:56] SEYİRCİ MİK.: Değil mi? [19:46:56] EĞİTMEN: takmayacağım [19:46:56] SEYİRCİ MİK.: Değil mi? Değil mi? [19:46:57] EĞİTMEN: ya [19:46:57] SEYİRCİ MİK.: Değil mi? Değil mi? Değil [19:46:57] EĞİTMEN: da sana. [19:46:57] SEYİRCİ MİK.: mi? Değil mi? Değil mi? Değil mi? Değil mi? [19:46:58] EĞİTMEN: Taksam [19:46:58] SEYİRCİ MİK.: Değil mi? [19:46:59] EĞİTMEN: da zaten [19:46:59] SEYİRCİ MİK.: Değil [19:46:59] EĞİTMEN: bir [19:46:59] SEYİRCİ MİK.: mi? [19:47:00] EĞİTMEN: faydası olmaz. [19:47:02] SEYİRCİ MİK.: Değil mi? [19:47:03] EĞİTMEN: Arkadaşlar hepiniz hoş geldiniz. Bugün Dadı ile beraber oyunculuk, diksiyon ve ağırlıklı kamera oyunu oyunculuk üzerine konuşacağız desem [19:47:15] SEYİRCİ MİK.: Biraz [19:47:15] EĞİTMEN: daha doğru olur. Çünkü şu tabiri çok sevmiyorum kendi adıma. Eğiteceğim, eğitim alacaksınız, eğitileceksiniz tabiri çok doğru değil. Çünkü bu biraz kollektif bir iş. Mümkün olduğu kadar... sizin de katılımınızla ilerleyecek, doğru yere varacak bir iş. O yüzden birlikte eğlenceli, güzel zaman geçirelim. Bu arada da ufak ufak tarih, felsefe, insanlık tarihi, oyunculuk, diksiyon konuları üzerine hep birlikte konuşalım istiyorum. Sanırım bu girizgah ufak da olsa işinize yarar diye düşündüm. Şimdi biraz soru cevap gidelim. Sizi tanıyacağım birazdan, sizinle de tanışmak istiyorum ama. Önce sizin fikirlerinizi merak ediyorum. Fikirlerinizi söyleyin sonra isimlerinizi söylersiniz diye düşünüyorum. Şimdi size göre nedir oyunculuk? Ne olabilir? [19:48:13] EĞİTMEN: Ama [19:48:14] SEYİRCİ MİK.: Oğulları [19:48:14] EĞİTMEN: birileri ders çalışmış. Neyi taklit etmek? [19:48:20] EĞİTMEN: Sadece senaryo mu? [19:48:21] M2-S07: Evet [19:48:30] SEYİRCİ MİK.: Bize [19:48:30] EĞİTMEN: bu biraz... [19:48:31] M2-S07: Enteresan ve ilginç gelen insanları taklit etmek. [19:48:33] EĞİTMEN: Evet hoş bir tabir. Bu biraz oyunculuk tanımından ziyade oyunculuğun gözlem tarafını açıkladı aslında. Neydi? Duygu. Sadece duygu mu? Başka? Yani şöyle, bir oyuncu sahnede bir masayı oynayabilir mi? [19:48:54] SEYİRCİ MİK.: Oynayabilir. [19:48:56] EĞİTMEN: Peki masanın bir duygusu var mıdır? O zaman... [19:49:00] M2-S07: Evet, [19:49:01] SEYİRCİ MİK.: eylem çekiyorsa vardır [19:49:02] M1-S02: hocam. [19:49:04] SEYİRCİ MİK.: Evet öyle [19:49:04] EĞİTMEN: Nuri [19:49:05] SEYİRCİ MİK.: bir [19:49:05] EĞİTMEN: Bilge [19:49:05] SEYİRCİ MİK.: gece [19:49:05] EĞİTMEN: Ceylan [19:49:05] SEYİRCİ MİK.: eylem [19:49:05] EĞİTMEN: çekiyorsa uzun süre masa izleyebiliriz. Doğru, haklısın. Şimdi arkadaşlar, oyunculuk dediğimiz şey aslında insanın doğasındaki en temel algı biçimidir. Nedir bu? Şimdi bebekleri düşünelim. Bebekler nasıl öğrenir? [19:49:22] SEYİRCİ MİK.: izledikçe. [19:49:22] M2-S03: Taklit [19:49:22] M1-S02: Fotoğraf makinesi [19:49:23] EĞİTMEN: ederek. Evet taklit ederek öğrenir. Neyi taklit ederek öğrenir? [19:49:29] EĞİTMEN: Yürümeyi [19:49:29] SEYİRCİ MİK.: Bilmeyi [19:49:30] EĞİTMEN: taklit ederek öğrenir. Konuşmayı taklit ederek öğrenir. Başka neyi taklit ederek öğrenir? [19:49:36] SEYİRCİ MİK.: Onu [19:49:38] EĞİTMEN: Soru sorduğum için çok spesifik cevaplara gerek yok. İnsan doğası gereği öğrendiği her şeyi taklit ederek öğrenir. Belli bir yaşa kadar motor gelişimiyle hareketle taklit ederek öğrenir. Belli bir yaştan sonra hem hareket hem de düşünsel olarak taklit ederek öğrenir. Burada bir problem var mı? [19:50:00] SEYİRCİ MİK.: Yıllar [19:50:02] EĞİTMEN: Şimdi oyunculuğa dönecek olursak sizce [19:50:07] SEYİRCİ MİK.: Sırke [19:50:08] EĞİTMEN: ne zaman çıkmıştır oyunculuk [19:50:08] SEYİRCİ MİK.: o? [19:50:09] EĞİTMEN: tarihte? Tahminleri [19:50:11] M1-S01: Roma [19:50:11] EĞİTMEN: alayım. [19:50:12] M1-S01: döneminin eskilerine [19:50:14] EĞİTMEN: Aslında bugünkü tiyatro evet şey diyebiliriz. Antik Yunan diyebiliriz ama aslında oyunculuk çok daha eski. [19:50:21] SEYİRCİ MİK.: Şeytan, adem. [19:50:23] EĞİTMEN: Oradan da çıkmış olabilir. Peki [19:50:26] SEYİRCİ MİK.: Peki [19:50:27] EĞİTMEN: şöyle bir soru sorayım. Barbar bir kabile olduğunuzu hayal edin. Hani barbardan kastım şu, hani ilk insan diyoruz ya hani böyle taşı taşa vuruyor. O insanı hayal edin, öyle bir kabile olduğumuzu düşünün mesela. Oradaki güneşi görüp mesela güneşe taptı, ayı gördü, aya taptı, kendine bir totem yaptı, bir tanrı yaptı, ona taptı. Ve ona taparken ne yaptı? [19:50:53] SEYİRCİ MİK.: Bir [19:50:55] EĞİTMEN: Bir hareket yaptı değil mi? Mesela ne yaptı? Ona işte kurban kesti, atıyorum. İşte taşı taşa vurdu, taşı taşa sürttü. Onun önünde dans etti. Ne yaptı orada? Aslında başka bir şeyi taklit etti. Neyi taklit etti? [19:51:16] EĞİTMEN: Tanrı 'ya tapınan insanı, yani yalvaran insanı taklit etti. Ne yaptı? Yeri geldi, işte kaplan derisi attı üstüne, kaplan oldu. Yeri geldi, işte bir ceylan derisi attı üstüne, ceylan oldu. İşte ateş yaktı, ateşin etrafında dans etti. Peki daha da eskisi var mı sizce? [19:51:36] SEYİRCİ MİK.: Hayal etmesi [19:51:37] EĞİTMEN: lazım. Az önce dedik ya şimdi bir yere kadar hareketle bir yerden sonra düşünsel olarak dedik ya. Peki daha eskiye gidelim mi? Mesela eski insanların mağara duvarlarına çizdikleri resimlerden bahsedelim. Oyunculuk mudur sizce? Taklit midir? Yani sadece yaptığını çiziyor olsa belki tartışırız ama olması istediği şeyi de çiziyor oraya. Yani bir şeyi taklit ediyor. [19:52:10] SEYİRCİ MİK.: Görmediğin de aslında ayar gücün de [19:52:12] EĞİTMEN: O zaman ne diyebiliriz? İnsanlık var olduğundan bu tarafa oyunculuk var. Peki, oyunculuğu cebimize koyduk. Dedi ki insanlık var olduğundan beri, insanlar bir şeyleri taklit ettiğinden beri oyunculuk var. Peki başka bir soru sorayım. Sanat nedir? [19:52:35] SEYİRCİ MİK.: Sanat [19:52:38] EĞİTMEN: Sanat ne olabilir? [19:52:41] EĞİTMEN: Fikirleri duyayım. [19:52:42] SEYİRCİ MİK.: Tanımı [19:52:44] EĞİTMEN: Yakın. Ne olabilir sanat? [19:52:48] M1-S02: mı soruyoruz? Kişilerde ki tanımı mı [19:52:50] EĞİTMEN: Hem tanımını soruyorum hem [19:52:52] SEYİRCİ MİK.: size [19:52:52] EĞİTMEN: sizin fikrinizi soruyorum. Benim için önemli. [19:52:54] SEYİRCİ MİK.: artı [19:52:55] M2-S08: Hoş [19:52:55] SEYİRCİ MİK.: ilginç olan. [19:52:57] EĞİTMEN: bir tanım. Hoş [19:53:04] EĞİTMEN: bir tanım. [19:53:04] M1-S04: İnsanları kendine ifade etme bir [19:53:07] EĞİTMEN: İşte doğru tanım bu. Şimdi sanat. Şuradan çıkalım yola. Keman çalan bir adamın. [19:53:15] SEYİRCİ MİK.: keman [19:53:17] EĞİTMEN: Keman çalan bir adam. Telefon mu çalıyor? Neden keman çalıyor? Düşündünüz mü hiç? [19:53:25] SEYİRCİ MİK.: yani? [19:53:25] EĞİTMEN: Bir adam keman çalıyor. Neden? [19:53:30] EĞİTMEN: Resim yapan. [19:53:31] M2-S01: Ne için [19:53:33] M2-S06: yapıyorlar [19:53:34] SEYİRCİ MİK.: bir araştırıyor. [19:53:35] EĞİTMEN: bunu? [19:53:35] M1-S01: Ne için yapıyorlar [19:53:35] SEYİRCİ MİK.: Ya [19:53:38] EĞİTMEN: Ya da mağara duvarına resim çizen adam bunu ne için yapıyor? [19:53:42] SEYİRCİ MİK.: Başkalarını gösteriyor. [19:53:44] EĞİTMEN: Aslında doğru kelime şu. Anlatmak. Bir şey anlatmaya çalışıyor. Keman çalarak bir şey anlatmaya çalışıyor. Resim yaparak bir şey anlatmaya çalışıyor. Değil mi? O zaman sanat ne oluyor? [19:54:02] SEYİRCİ MİK.: Anlatma [19:54:02] EĞİTMEN: Anlatma oluyor değil mi? Peki anlattığımız bir şeyi karşı tarafa anlatamazsak sanat olur mu yine de? [19:54:10] EĞİTMEN: Nasıl olur? [19:54:11] SEYİRCİ MİK.: Her [19:54:13] M1-S00: zaman iki kişinin arasında geçen bir şey olmak zorunda değil ki. Kişi anlatamasa da kendi yaşadığı bir durum. [19:54:22] EĞİTMEN: Kendine de anlatabilir. Değil mi? Aynı şey. O da sanat. Peki. Biraz daha özelleştirelim. Oyunculuk sanatı dediğimiz vakit. Oyunculuğun hangi kısmı sanat? [19:54:41] EĞİTMEN: Anlatma kısmı. Kime? [19:54:44] SEYİRCİ MİK.: İzleyiciye. [19:54:45] EĞİTMEN: Dinleyene. Ya da izleyene. Peki oyuncunun enstrümanı ne? Bir kemanı yok. Bir tuvali de yok. [19:54:53] SEYİRCİ MİK.: Bedeni. Kendi [19:54:54] EĞİTMEN: bedeni, sesi, hareketleri. [19:54:56] SEYİRCİ MİK.: Mimikleri, O [19:54:58] EĞİTMEN: zaman ne oluyor? Oyuncu aslında hepsinden... [19:55:01] SEYİRCİ MİK.: birazcık [19:55:02] EĞİTMEN: ...birazcık olan adam oluyor ya da kadın. Çünkü sahnede keman çalan birini de oynayabilirsin. Gitar çalan birini de oynayabilirsin. Resim yapan birini de oynayabilirsin. Dolayısıyla oyunculuk sanatı... ...bir çerçeve çizmemiz gerekirse... ...hangilerini içine alıyor? Hepsini. [19:55:24] EĞİTMEN: Buraya kadar problem var mı? Peki. Oyunculuğa dönersek... ...birazcık işin... Karnım [19:55:32] SEYİRCİ MİK.: burada [19:55:32] EĞİTMEN: gruldanın [19:55:32] SEYİRCİ MİK.: mı [19:55:33] EĞİTMEN: sesini [19:55:33] SEYİRCİ MİK.: ses [19:55:33] EĞİTMEN: alıyor mudur [19:55:33] SEYİRCİ MİK.: mu bunlar? [19:55:33] EĞİTMEN: lan? [19:55:35] SEYİRCİ MİK.: Onu silerek [19:55:37] EĞİTMEN: Oyunculuğa dönersek... [19:55:38] SEYİRCİ MİK.: Sınıfta osturmak serbest. [19:55:41] EĞİTMEN: Oyunculuğa dönersek mağara adamlarından biraz daha yakın tarihe gelelim. Yakın tarih dediğim yazının bulunmasına. Kim buldu yazıyı? [19:55:54] SEYİRCİ MİK.: Ahmet. [19:55:57] M1-S02: Yazıyı. [19:55:59] EĞİTMEN: Hiç yani. [19:56:00] M1-S02: Sümerliler boşuna [19:56:03] EĞİTMEN: Sümerli ya Sümer [19:56:04] SEYİRCİ MİK.: Fakir. [19:56:04] EĞİTMEN: Fabri. Evet. Yazının bulunması. Ne işe yaradı? [19:56:09] SEYİRCİ MİK.: Bir [19:56:10] M1-S05: de insanların kendini anlatmasına yaradı. [19:56:12] EĞİTMEN: Evet. [19:56:13] SEYİRCİ MİK.: Kime? Kendilerine. [19:56:16] EĞİTMEN: Aslında yazının bulunması daha kıymetli. Kendilerinden daha kıymetli bir şeye hizmet ettiler. Neye hizmet ettiler? Kendinden sonrakilere. Kalıtım dedik, bilgi [19:56:26] SEYİRCİ MİK.: hattı [19:56:26] EĞİTMEN: aktarımı. [19:56:26] SEYİRCİ MİK.: tanımadık. [19:56:27] EĞİTMEN: Ama bugünkü modern tabir şunu diyor. Diyor ki, kardeşim oyunculuk tiyatro sanatıyla vardır. Tiyatro. [19:56:37] SEYİRCİ MİK.: Çoluk [19:56:38] EĞİTMEN: Oyunculuk tiyatro sanatıyla vardır. Peki tiyatro nedir? Burada sizi çok zorlamayacağım. Tiyatro ile ilgili aslında bizim kabul ettiğimiz iki tane kıymetli tanım var. Biri Aristoteles 'in tanımı. Diğeri de Platon 'un tanımı. Tabi arada Euripidesler var, çok adamlar var ama kaba haliyle aslında Aristoteles şöyle diyor. Tiyatro için. Diyor ki ahlaki yönden ağır başlı. Başı ve sonu belli olan bir hareketin taklididir diyor. [19:57:13] SEYİRCİ MİK.: Bu [19:57:14] EĞİTMEN: Bakın bu tanım daha geniş ama en kaba haliyle anlatıyorum. Şimdi yeni başladığımız için. Ahlaki yönden ağır [19:57:22] SEYİRCİ MİK.: ağırbaşlı [19:57:23] EĞİTMEN: başlı olacak. Ne demek ahlaki yönden ağır [19:57:26] SEYİRCİ MİK.: ağırbaşlı [19:57:26] EĞİTMEN: başlı olmak? [19:57:26] SEYİRCİ MİK.: Ahlaki [19:57:29] EĞİTMEN: Ne olabilir ahlaki yönden ağır [19:57:31] SEYİRCİ MİK.: ağırbaşlı. [19:57:32] EĞİTMEN: başlı? [19:57:32] M1-S02: Yani ahlaksızlık [19:57:34] EĞİTMEN: Tabii [19:57:34] M1-S02: yapmayacak. [19:57:34] SEYİRCİ MİK.: Ben [19:57:34] EĞİTMEN: götünü [19:57:34] SEYİRCİ MİK.: öyle [19:57:35] EĞİTMEN: başını oynatmayacaksın diyor yani. Ağır [19:57:36] SEYİRCİ MİK.: söyleyemedim [19:57:37] EĞİTMEN: olacaksın. [19:57:37] SEYİRCİ MİK.: de [19:57:37] M1-S02: herkesin [19:57:37] EĞİTMEN: Evet. [19:57:38] M1-S02: aklından [19:57:38] M2-S06: Peki [19:57:38] SEYİRCİ MİK.: o geçmişti [19:57:39] M2-S06: başı [19:57:39] SEYİRCİ MİK.: zaten. Peki başı [19:57:41] EĞİTMEN: ve sonu belli olan diyor. [19:57:52] EĞİTMEN: Bir başı [19:57:53] SEYİRCİ MİK.: başı [19:57:53] EĞİTMEN: olacak bir de sonu [19:57:54] SEYİRCİ MİK.: son [19:57:54] EĞİTMEN: olacak. Bir başlayacak [19:57:55] SEYİRCİ MİK.: başı [19:57:55] EĞİTMEN: bir de bitecek diyor. Neden? [19:57:56] SEYİRCİ MİK.: Hikaye hala devam [19:57:57] EĞİTMEN: Evet. [19:57:57] SEYİRCİ MİK.: ediyorsa anlatamayız [19:57:58] EĞİTMEN: Belli [19:57:58] SEYİRCİ MİK.: yani. [19:57:59] EĞİTMEN: bir süre [19:57:59] SEYİRCİ MİK.: şey [19:57:59] EĞİTMEN: içinde bitecek. Bir hareketin taklididir diyor. Hareketin. Neden hareket? [19:58:06] SEYİRCİ MİK.: abi? [19:58:10] EĞİTMEN: Bir şeyin başlangıcı ve sonu olması için hareket gerekir. A noktasından B noktasına gitmen lazım. masayı [19:58:17] SEYİRCİ MİK.: Yani [19:58:18] EĞİTMEN: koydum A noktasından B noktasına geldim hala aynı yerde. Mümkün mü bu hareketi? Bu tiyatro için geçerli ama bakın [19:58:27] SEYİRCİ MİK.: Oyunun [19:58:27] EĞİTMEN: oyunculuğu daha da açacağım. [19:58:30] EĞİTMEN: Platon ne diyor? Bizdeki Eflatun. Ahlaki yönden ağırbaşlı, [19:58:37] SEYİRCİ MİK.: ağır [19:58:38] EĞİTMEN: başı [19:58:38] SEYİRCİ MİK.: Başı [19:58:39] EĞİTMEN: ve sonu belli [19:58:39] SEYİRCİ MİK.: ona. [19:58:39] EĞİTMEN: olan taklidin taklididir [19:58:41] SEYİRCİ MİK.: taklididir [19:58:42] EĞİTMEN: diyor. Niye taklidin taklididir diyor. [19:58:46] EĞİTMEN: Platon felsefesini biliyor musunuz? İdealar alemi vardır, gerçek dünya vardır. Aristoteles diyor ki bu dünya gerçektir. Platon hayır kardeşim bu dünya gerçek değildir. Öldüğümüz zaman idealar alemine yani öbür dünyaya, gerçek dünyaya gideriz diyor. Tamamen ikisinin bakış açısının farkı. Ama bizim algılamamız gereken en önemli kısım şurası. Ahlaki yönden ağırbaşlı, [19:59:09] SEYİRCİ MİK.: ağır başlı, [19:59:10] EĞİTMEN: Yunan tiyatrosu tragedya. Başı ve sonu belli olan. bir hareketin [19:59:16] SEYİRCİ MİK.: tak. [19:59:16] EĞİTMEN: taklididir. Anlaşılmayan bir şey var mı burada? Burada küçük bir virgül atıp sizleri biraz tanımak istiyorum. Sıradan tanışalım. İsim, kimsin? [19:59:33] EĞİTMEN: Buyurun, biriniz başlayın hadi. [19:59:40] EĞİTMEN: Neyden istersen, canın ne istiyorsa. Hiç böyle ders olur [19:59:44] SEYİRCİ MİK.: olmuyor [19:59:44] EĞİTMEN: mu? [19:59:46] M1-S00: İsmim Adem. E -ticaretle uğraşıyorum bir firmada. Oranın e -ticaret sorumlusuyum. [19:59:56] M1-S00: Spor yapmayı severim. [19:59:58] M2-S08: Adım Kıyamet, [19:59:59] M1-S02: Cafer. [19:59:59] M2-S06: doyurduğum. [19:59:59] M1-S02: Boyum 1 [20:00:03] EĞİTMEN: Hedefim var diyorsun yani. [20:00:08] EĞİTMEN: Güzel. Tamam, kafi benim [20:00:09] M2-S08: için. [20:00:10] EĞİTMEN: Var mı söylemek isteyen kim olduğunu? [20:00:13] SEYİRCİ MİK.: Ben [20:00:14] M2-S05: Furkan? [20:00:16] EĞİTMEN: Teşekkür [20:00:16] M2-S05: ederim. [20:00:16] M1-S04: iyi [20:00:17] M2-S05: Sen nasılsın? Çok [20:00:19] M1-S04: bir adam olmaya çalışacağım. Kardeşiniz. [20:00:24] M1-S04: Görmedim [20:00:29] EĞİTMEN: güzel. Alelade bir insan evladı. [20:00:31] SEYİRCİ MİK.: yakaladık. [20:00:32] EĞİTMEN: Çok güzel ya peki. Var mı? [20:00:36] SEYİRCİ MİK.: Enes. [20:00:36] EĞİTMEN: Şöyle yapayım da kalabalıkmış gibi görün. Evet. [20:00:41] M2-S08: Göremedim o kim? [20:00:43] M1-S00: Arkada sıra varmış gibi [20:00:45] EĞİTMEN: Aynen hadi bakalım. Evet Enes. [20:00:59] EĞİTMEN: Sağ olun. Evet. [20:01:04] EĞİTMEN: Konuşmayacağım diyor. [20:01:08] EĞİTMEN: Peki. Saygı duyuyoruz. [20:01:17] EĞİTMEN: Umarım. [20:01:17] SEYİRCİ MİK.: ediniyorum. [20:01:18] EĞİTMEN: İnşallah. Faydamız olur efendim. [20:01:22] M1-S01: Herkesin bildiği üzere ben İlhan. Yaşıyorum. Nefes alıp veriyorum. Hayatımı böyle idam [20:01:29] EĞİTMEN: Teşekkür ederim. [20:01:33] M2-S07: Evet. [20:01:35] EĞİTMEN: Evet. Şimdi konuşabilirim dedin. [20:01:38] M2-S03: Evet konuşalım [20:01:40] EĞİTMEN: abi lütfen. [20:01:41] M2-S03: Ben İbrahim. [20:01:41] EĞİTMEN: Evet İbrahim. [20:01:57] M2-S03: Maşallah. [20:02:11] EĞİTMEN: Video kasetten CD 'ye... Yaparsın yaparsın. Teşekkür [20:02:17] M2-S03: ederim. Evet. [20:02:23] EĞİTMEN: Teşekkür ederim. Var mı ekleyeceğim bir şey? Şahane. Katıldığınız için teşekkür [20:02:28] SEYİRCİ MİK.: Şimdi [20:02:28] EĞİTMEN: ediyorum. Şimdi Antik Yunan 'a geldik. Antik Yunan'da ne dedik? Ahlaki yönden ağır başlı dedik. Şimdi antik Yunan'daki felsefe aslında şu. Diyor ki [20:02:42] EĞİTMEN: ahlaklı olan güzeldir. [20:02:46] SEYİRCİ MİK.: Bunun [20:02:47] EĞİTMEN: Antik Yunan 'ın temel felsefesi budur. [20:02:49] SEYİRCİ MİK.: Bu [20:02:50] EĞİTMEN: Bu ahlaklı olan güzeldir 'i lütfen bir kenarda [20:02:53] SEYİRCİ MİK.: tutursun. [20:02:53] EĞİTMEN: tutun. Çünkü bunun üzerinden devam edeceğiz. Ahlaklı olan güzeldir felsefesini benimsedikleri için aslında antik [20:03:01] SEYİRCİ MİK.: günah [20:03:01] EĞİTMEN: Yunan tragediyaları büyük tiyatrolarda, [20:03:04] SEYİRCİ MİK.: büyük [20:03:05] EĞİTMEN: büyük alanlarda, Mesela Efes Antik Kenti gibi yerlerde, büyük yerlerde oynanır ve büyük oyunculuklarla oynanır. Neden? Çünkü çok büyük bir alanda sesin 3000 [20:03:16] SEYİRCİ MİK.: 3 [20:03:16] EĞİTMEN: kişinin [20:03:16] SEYİRCİ MİK.: bin [20:03:17] EĞİTMEN: en arkasına duyurman ve göstermen gerekir. Teknik bir bilgi olarak kenarda dursun. Şimdi Yunan'da ahlaki olan ağırbaşlı olduğu için dolayısıyla tiyatro, tiyatro dinsel [20:03:28] SEYİRCİ MİK.: güzel [20:03:28] EĞİTMEN: tören niteliği taşıdığı için tiyatronun da ahlaki yönden ağırbaşlı olması gerekir. Yani ahlaklı olanı anlatması gerekir ki bununla ilgili... [20:03:37] SEYİRCİ MİK.: dokümanlar [20:03:38] EĞİTMEN: Dökümanlar vereceğim. Okursanız çok çok daha iyi anlayacaksınız. [20:03:48] EĞİTMEN: Nasıl? [20:03:57] SEYİRCİ MİK.: ahlaklı olacaksınız demek ne kadar mantıklı? Evet [20:04:00] EĞİTMEN: şimdi bunu şöyle düşünürsen ahlaksızca geliyor. Bugünün koşullarında düşünürsen ahlaksızca gelir. Ama o günün koşullarında düşünürsen şu anlama gelir. Zeus tohumunu attı anlamına gelir. Ve tanrının [20:04:12] SEYİRCİ MİK.: 'nın [20:04:12] EĞİTMEN: çocuğu olmuş olur. Yani o [20:04:14] SEYİRCİ MİK.: Bak [20:04:15] M1-S07: ne [20:04:15] M2-S03: normal. [20:04:15] M1-S07: şimdi [20:04:15] SEYİRCİ MİK.: Tanrılara yazıyor? Biz tohumumuzu atsak bizi içeri atıyor. [20:04:17] M1-S07: Normal. [20:04:19] SEYİRCİ MİK.: O öyle [20:04:19] EĞİTMEN: de [20:04:19] SEYİRCİ MİK.: dedi. [20:04:19] EĞİTMEN: mesela Atena 'ya tapınanlar şey yaparlar. Bekaret tanrısı olduğu için Atena. Erkekler mesela testislerini kesip toprağa atarlar. Bakir kalabilmek için. Yunan mitolojisini daha sonra tartışırız. Ama ahlaklı olan güzeldiri tiyatro anlamında daha farklı anlatacağım. Yani komple Yunan mitolojisi tartışacak olsak çok başka konulara girmemiz [20:04:43] SEYİRCİ MİK.: gelmemiz [20:04:44] EĞİTMEN: lazım. Ama şu kadarını söyleyeyim. Dediğim gibi Zeus 'un çocuğuysa Zeus 'un tohumudur. Yani onun için kötü değil tam tersine [20:04:52] SEYİRCİ MİK.: de [20:04:52] EĞİTMEN: kutludur. [20:04:53] SEYİRCİ MİK.: Yani [20:04:53] EĞİTMEN: Tanrının dokunuşudur insana. Oradaki algı. Mesela Dionysos diye bir tanrı var. Ben en çok onu seviyorum. Şarap tanrısıdır kendisi. Eğlence tanrısıdır. Tiyatroda [20:05:04] SEYİRCİ MİK.: da [20:05:05] EĞİTMEN: aslında ilk ona adanmıştır ama asıl formunu başka bir zaman almıştır. Tanrılar, mitolojik tanrılarla tiyatronun bağlantısı çok başka. Ki tiyatroda mitolojik tanrılar genelde iyilik yaparlar. En [20:05:25] SEYİRCİ MİK.: En [20:05:25] EĞİTMEN: delikanlısı para tanrısı abi. Eyvallah, kabul ederim. Tekrar ahlaklı olan güzelliğine döndüğümüz zaman şöyle bir algı çıkıyor. Şimdi antik Yunan tragedyalarının içerisinde katarsis dediğimiz bir bölüm var. Yani tragedyalar 4 [20:05:38] SEYİRCİ MİK.: dört [20:05:39] EĞİTMEN: bölümden oluşur, [20:05:40] SEYİRCİ MİK.: beş [20:05:40] EĞİTMEN: 5 bölümden oluşur aşağı yukarı. Ama katarsis dediğimiz bir kısım var. Ne bu katarsis? [20:05:48] EĞİTMEN: Aslında duygu boşalmasıdır. [20:05:52] SEYİRCİ MİK.: Empati [20:05:53] M2-S07: bir farklı versiyonu. [20:05:54] EĞİTMEN: Empati başka bir konudur. Empati daha sonra ortaya çıkmıştır. Empatiyle [20:05:59] SEYİRCİ MİK.: ile [20:06:00] EĞİTMEN: ilgili notumu... söyleyeyim. [20:06:02] SEYİRCİ MİK.: mi? Bir. Bir [20:06:04] M2-S07: vermişim empati. [20:06:09] EĞİTMEN: Empati şeyden önce. Katarsisten bir tık önce gelen kısım. Asıl kısım katarsis. Yani seyircinin diyor salya sümük ağladığı kısım katarsis. Hani empati şey. Şöyle ayırayım. Empati şu kısım. Ay adamcağızın başına neler geldi. Ama seyirci salya sümük [20:06:29] SEYİRCİ MİK.: sürüp [20:06:29] EĞİTMEN: ağladığı [20:06:29] SEYİRCİ MİK.: aldığınız [20:06:29] EĞİTMEN: zaman bu [20:06:30] M1-S01: Sempatide [20:06:30] EĞİTMEN: katarsis. [20:06:30] M1-S01: diyelim o zaman. [20:06:31] EĞİTMEN: Diyebiliriz. [20:06:31] M1-S01: Şimdi [20:06:32] SEYİRCİ MİK.: katarsis [20:06:32] EĞİTMEN: Şimdi katarsis. Aslında izleyenin kendini izlediğinin yerine koymasıdır. Yani ben olsam ne yapardım sorusunu [20:06:46] SEYİRCİ MİK.: Bunu [20:06:47] EĞİTMEN: sordurduğumuz kısım. Değil. Yani o katarsis dediğimiz şey o değil aslında. Ama modern katarsis diyebiliriz belki ona. Bu katarsis başka. Ben çünkü size bununla ilgili oyun getireceğim. Tiyatro oyunu. Antik Yunan tragediyalarından birkaç parça getireceğim. Okursanız. Katarsin [20:07:08] SEYİRCİ MİK.: 'in [20:07:08] EĞİTMEN: ne olduğunu orada anlarsınız. Mesela şöyle bir sahneden bahsedeyim. Kral Oidupus diye bir adam var. Tamam [20:07:13] SEYİRCİ MİK.: Bu [20:07:14] EĞİTMEN: mı? [20:07:14] SEYİRCİ MİK.: Kral [20:07:14] EĞİTMEN: Bu Kral Oidupus kendi annesinden çocuk yapıyor. Kendi annesinden. Hikayenin içerisinde. Kral Oidupus 'un doğduğunda ayakları çok büyük olduğu için tanrılar tarafından lanetlendiği düşünülüp bir yol kenarına atılıyor öldürülsün diye. Ama onu öldürmekle yükümlü olan adam öldüremiyor. Bir çiftçiye emanet ediyor. O çiftçi onu büyütüyor. Sonra babası kral yoldan geçerken atlarıyla, arabalarıyla babasını öldürüyor. Babasını öldürdüğünde de gidip ülkeye kral oluyor. Kral olunca da kendi annesi kraliçe ya, bilmiyor bunu. Bilmeden kendi annesiyle evlenip çocuk yapıyor. Ve bunu öğrendiğinde oydopus [20:07:56] SEYİRCİ MİK.: Oedipus [20:07:57] EĞİTMEN: kendi gözlerine hançerler sokarak kendini kör ediyor. Hatta şey diyor, ah bu gözler gerçeği görmeseydi diye. Mesela kral oydopusun [20:08:05] SEYİRCİ MİK.: Oedipus 'un [20:08:06] EĞİTMEN: katarsis anı burasıdır. Kendi annesinden çocuk [20:08:10] SEYİRCİ MİK.: kendi annesinden çocuk [20:08:11] EĞİTMEN: yaptığını öğrendiği andır. Ya da Medea diye bir oyun var tamam mı? Medea'da da Medea bir cadı bir insanla evleniyor aşık [20:08:21] SEYİRCİ MİK.: oluyor. [20:08:21] EĞİTMEN: olup iki tane de çocuk yapıyor. Medea cadılıktan vazgeçiyor ama kocası onu aldatınca kendi çocuklarını öldürüyor mesela. Onun da mesela Katarsis anı burasıdır. Bu [20:08:33] SEYİRCİ MİK.: medyaya [20:08:33] EĞİTMEN: Medea daha sonra döneceğim Roma'da. Buraya kadar anlaşılmayan bir yer var mı? Peki. Sormak istediğiniz bir şey varsa lütfen çekinmeyin sorun. [20:08:43] SEYİRCİ MİK.: Katarsis [20:08:45] EĞİTMEN: Katarsis anladık mı? İzleyenin kendini izlediğinin yerine koymasıdır. Çünkü bu katarsis o kadar kıymetli bir bilgi ki ta o zamandan gelip bizim bugünkü sinemamızı hala yönlendiren şey bu katarsis. [20:09:01] SEYİRCİ MİK.: Arda [20:09:01] EĞİTMEN: Ardından Roma geliyor. Roma'da da aslında bir nevi ahlaklı olan güzeldir mi acaba gibisinden bir tavır var ama Roma daha büyük bir şehir. Tanrılar değişiyor, tanrıların isimleri değişiyor, davranış biçimleri değişiyor insanların. Ve tiyatronun karşısına gladiyatör savaşları ve araba yarışları çıkıyor Roma'da. Halkı eğlendirmek adına ve Roma çok zengin olduğu için halk gerçekten çok ahlaksız. Hatta bugünkü döneme şey diyebiliyoruz, ikinci Roma dönemi diyebiliyoruz. Çünkü aynı ahlaksızlık neredeyse bugün de var. Şöyle bir örnek vereyim, mesela Roma'da... Köleler var, köleler masalar hazırlıyorlar, kölelere her şeyi yapmak serbest. Ve masalar o kadar büyük hazırlanıyor ki, insanlar yemek yerken, yemek yedikten sonra gidiyorlar, kusma aparatları var, istiğfar etme aparatları. Gidiyorlar, istiğfar ediyorlar, midelerinde yer kalmadığı için, gelip tekrar yemeye devam ediyorlar. Romanın ahlaksızlığını küçük bir anlatımla anlatabilirim böyle. Şimdi, [20:10:10] SEYİRCİ MİK.: tiyatro [20:10:11] EĞİTMEN: Tiyatro bakıyor. Şimdi antik Yunan'da ahlaklı olan güzeldi ya hani sahnede kan yok, savaş yok, bir şey yok. Bir tane koro var, bir anlatıcı var olayı anlatıyor. Yalnız Roma'da şunu yapmaya başlıyorlar. Mesela o Medea çocuklarını öldürdü ya. Medea çocuklarını öldürdü diye anlatıyor Yunan'da. Ama Roma'da her oyunda sahneye iki tane köle çocuk getirip gerçekten öldürüyorlar. İzlenirliğini artırsın diye. Peki bunu neden yapıyorlar? [20:10:48] EĞİTMEN: Neden? [20:10:53] EĞİTMEN: Katarsis. [20:11:00] EĞİTMEN: tabii [20:11:00] SEYİRCİ MİK.: tabii [20:11:01] EĞİTMEN: aynen aynen. Katarsis için. Yani katarsisi yaşatabilmek [20:11:05] SEYİRCİ MİK.: yaşamak [20:11:05] EĞİTMEN: için yapıyor. Dikkat çekmek ve katarsisi [20:11:07] SEYİRCİ MİK.: duygusunu [20:11:07] EĞİTMEN: yaşatmak için. [20:11:08] SEYİRCİ MİK.: tetiklemek [20:11:08] EĞİTMEN: İki [20:11:08] SEYİRCİ MİK.: için. [20:11:09] EĞİTMEN: tane köle çocuk öldürüyorlar sahnede. Hem seyircileri artıyor hem seyircilerin katarsis algıları artıyor. Peki Yunan 'ı geçtim, Yunan 'ı geçtim, Roma 'yı geçtim. Nereye geldim? Kısa tarih. Orta Çağ [20:11:22] SEYİRCİ MİK.: çağda. [20:11:22] EĞİTMEN: 'a geldim. Orta Çağ'da ne var? [20:11:26] EĞİTMEN: Bakayım, hiçbir şey yok. Tiyatro yasak. Neden? Bu bahsettiğim Avrupa. Hani şu an baz alınan Avrupa olduğu için. [20:11:38] SEYİRCİ MİK.: orta [20:11:41] EĞİTMEN: Ortaçağ, [20:11:41] SEYİRCİ MİK.: çağ [20:11:41] EĞİTMEN: belki ufak tefek kiliseyi öven, dini öven meseleler var. Ama asıl kısım, asıl film Rönesans'tan sonra başlıyor. Rönesans, [20:11:55] SEYİRCİ MİK.: Martin [20:11:57] EĞİTMEN: Fransız dilleri Rönesans, Martin Luther gibi. [20:12:00] M1-S02: Reform gibi. Buradan Rönesans atıyor, buradan Reform [20:12:05] EĞİTMEN: Şimdi Rönesans 'la beraber kilise ve soyluların baskısı ortadan kalkıyor. Hızlandırıyorum tarih dersini. [20:12:16] EĞİTMEN: Rönesans 'la beraber kilisenin baskısı ve soyluların baskısı ortadan kalkıyor. Neden? Burjuva bölüm zenginleşiyor. Martin Luther zaten cehennemi satın almış. Kimseyi cehenneme almayacağım diyor. Halka bir [20:12:31] SEYİRCİ MİK.: bile [20:12:31] EĞİTMEN: rahatlama geliyor. Ulan kilise de gitti. Eee? Soylular da basamıyor tepemize. Ne yapalım biz de diyorlar. Ne yapalım? Sanat yapalım. Bilim yapalım. Tiyatro gelişmeye başlıyor. Ondan sonra komedia dell 'arte diye bir şey çıkıyor İtalyanlar tarafından. Eskiden biri [20:12:50] SEYİRCİ MİK.: beri [20:12:50] EĞİTMEN: vardı o zaman daha da popülerleşiyor. [20:12:52] SEYİRCİ MİK.: bir şey. [20:12:52] EĞİTMEN: Komedia dell 'arte dediğimiz şey aslında daha akrobasiye dayalı, [20:12:57] SEYİRCİ MİK.: dayan, [20:12:57] EĞİTMEN: repliği az olan ya da hiç olmayan, çok az olan bir sanat tarzı. Ve şeyde oynanmaya başlıyor komedia [20:13:05] SEYİRCİ MİK.: de [20:13:05] EĞİTMEN: dell [20:13:05] SEYİRCİ MİK.: dertte. [20:13:05] EĞİTMEN: 'arte. Pazarlarda atıyorum işte... 8 -10 kişi buldukları her yerde komedi delerde oyunlar oynamaya başlıyorlar. Karakter olmayan daha tiplerle başlıyor ama işin temelinde akrobasi var, hareket. Hani hareketin devamı taklidi değil, taklidi değil ya. Komedi delerde [20:13:25] SEYİRCİ MİK.: dertte [20:13:25] EĞİTMEN: de [20:13:25] SEYİRCİ MİK.: de [20:13:25] EĞİTMEN: hareket has safhaya çıkıyor. Bu sefer bazı tiyatro düşünürü, oyunculuk düşünürü arkadaşlar çıkıyor diyor [20:13:33] SEYİRCİ MİK.: ve [20:13:33] EĞİTMEN: ki ya kardeşim bu hareket fazla. Bu kadar harekete gerek yok daha mantıklı işler yapalım. Tabi bu arada 1400 'lerde yanlış hatırlamıyorsam [20:13:44] SEYİRCİ MİK.: bir [20:13:44] EĞİTMEN: İngiltere'de bir Elizabeth dönemi var. Shakespeare dönemi. Ona apayrı değineceğim daha sonraki derslerde. Çünkü o kısmı anlamak için biraz daha bilmek gerekiyor bazı şeyleri. Elizabeth dönemini bundan ayrı tutuyorum bu anlattığım kısımdan. Ben biraz daha insanlık tarihi üzerinden geldim şu anda. Komedi dilerken sonra insanlar diyor ki ya arkadaş bunu biraz daha şey alalım. [20:14:04] SEYİRCİ MİK.: yapalım. [20:14:05] EĞİTMEN: Akademik bir çerçeveye [20:14:06] SEYİRCİ MİK.: yapalım. [20:14:06] EĞİTMEN: alalım. Tiyatroyu daha iyi bir hale getirelim. Çünkü eser var. Hani yazanlar var vesaire vesaire vesaire geliyor. Bugünkü tiyatroya doğru yaklaşıyor. Şimdi iki tane adam var. Önemli olan. Biri Konstantin Stanislavski, biri de Berthold Brecht. Şimdi Konstantin Stanislavski 'nin en önemli tekniği şudur. İçten dışa oyunculuk. [20:14:32] SEYİRCİ MİK.: oyunu. [20:14:35] EĞİTMEN: Brecht 'inki de dıştan içe oyunculuktur. Buna daha sonra birazdan geleceğim. Şimdi bunu adamlar akademik çerçeveye alıyorlar. İçten [20:14:48] SEYİRCİ MİK.: Dıştan [20:14:49] EĞİTMEN: dışı [20:14:49] SEYİRCİ MİK.: içe [20:14:49] EĞİTMEN: oyunculuk, dıştan içi oyunculuk biraz daha günümüze doğru geliyor ve... ...şöyle bir yapı çıkıyor ortaya. Eserler var. Oyuncular var. Tiyatro var. Ama hepsi ayrı [20:15:01] SEYİRCİ MİK.: aynı [20:15:01] EĞİTMEN: fikirler üzerinde tartışıyorlar. Tiyatroyu, [20:15:04] SEYİRCİ MİK.: ve [20:15:05] EĞİTMEN: oyunculuğu, tragedyayı. Şimdi Stanislavski diyor ki kardeşim... ...bir adamın, bir kadının... ...bir rolü oynayabilmesi için... ...o duyguyu... tamamen kavraması lazım. Bunun için de o oyunu, o rolü yaşaması lazım. Yani diyor ki dilenci oynayacaksa yapabiliyorsa gerçekten dilenmesi lazım diyor. Buna ne [20:15:31] SEYİRCİ MİK.: diyoruz? [20:15:32] M2-S06: Metot [20:15:32] EĞİTMEN: oyunculuğu diyoruz. Yani diyor ki önce içimi halledeceğim. İçimde o duyguyu alacağım. O adamın sesini alacağım. O adamın bakışını alacağım. Her şeyini alacağım. İçimde oyunu [20:15:45] SEYİRCİ MİK.: oyunu [20:15:45] EĞİTMEN: oturtacağım. Ve seyirciye o şekilde oynayacağım. Ve ben bunu oynarken seyirci benim oyun oynadığımı düşünmeyecek diyor. Bu anın yaşandığını düşünecek gerçekten. Biz buna dördüncü duvar tekniği diyoruz. Ne bu dördüncü duvar tekniği metot [20:16:02] SEYİRCİ MİK.: metodolojilerin [20:16:03] EĞİTMEN: oyuncuların uyguladığı? Sahnede bir, iki, üç tane duvar var ya. Seyircinin olduğu kısım da aslında bir duvarmış gibi düşünerek oynuyoruz. Yani burada gerçek bir hayat yaşanıyor diyoruz. Birey [20:16:17] SEYİRCİ MİK.: Brett [20:16:17] EĞİTMEN: de diyor ki hayır kardeşim bu seninki yanlış. Sen seri [20:16:21] SEYİRCİ MİK.: seni [20:16:21] EĞİTMEN: katil oynatacaksın adama gidip adam mı öldürtüreceksin diyor yani. Deli misin? Adam öldürtülür mü diyor yani seri [20:16:28] SEYİRCİ MİK.: Seni [20:16:29] EĞİTMEN: katil oynayacaksa adam. Herhangi bir katil. Yok diyor öyle bir şey yok. Ben diyor dıştan içe oyunculuk yaptıracağım. Dıştan içe? Yani nasıl dıştan içe? Ben diyor önce işte dekorumu, kostümümü... Oyuncumu hazırlayacağım. Oyuncum sonra duygusunu verecek. Ve bu arada diyor seyirciye ben şunu yaşatmayacağım. Ben diyor duyguyu karşıya geçirmeyeceğim. Ben diyor fikri karşıya geçireceğim. Ve seyirci benim burada oyun oynadığımın farkında olacak diyor. Buraya kadar problem [20:17:06] SEYİRCİ MİK.: bir [20:17:06] EĞİTMEN: var mı? Bunu şöyle ayırayım. Biz mesela epik tiyatro ve lirik tiyatro olarak ikiye ayırırız bunu. Tamam mı? Bu epik ve lirik şiirdeki gibi değil. Lirik tiyatro. Bu Stanislavski 'nin tekniği. Yani tam duygu oyunu. Yani ben o adamım. Ki bununla ilgili daha açacağım konuyu ilerleyen zamanlarda. İşte Hollywood'da bunu uygulayan adamlar. Mesela adam rol oynayacak. 25 kilo veriyor. [20:17:38] SEYİRCİ MİK.: Aynı [20:17:38] EĞİTMEN: Ani film çekilirken 40 kilo alıyor. Bu metot oyunculuğudur. Yani o karakterin tamamını oluşturacak. Ama diğer [20:17:48] SEYİRCİ MİK.: Diğer [20:17:48] EĞİTMEN: breath tekniğinde. [20:17:49] SEYİRCİ MİK.: epic'te [20:17:51] EĞİTMEN: Mesela şey gördünüz mü? Tiyatroda anlatıcı vardır. Hiç gördünüz mü? Efendim hoş geldiniz. Nasılsınız? İyi misiniz? Birazdan ekibimiz gelecek size oyun oynayacak falan der. Ya da Cem Yılmaz filmlerinde şey yapıyor ya. Sen işte Amerika benim vatandaşıma bilmem [20:18:06] SEYİRCİ MİK.: gitmem [20:18:07] EĞİTMEN: bir şey yapamazsın. Kamerayla konuşuyor. Bu epiktir. Epik [20:18:10] SEYİRCİ MİK.: Epic [20:18:11] EĞİTMEN: tarz dediğimiz. Yani orada bir oyunun oynandığını anlatıyoruz. Biz hikayemizi diyoruz ki oyun oynayarak anlatıyoruz. Farkı bu. Biri yaşıyoruz diyor, biri de diyor ki biz oyun oynayarak anlatıyoruz. İki metot da doğrudur, iki teknik de doğrudur. Anlatımına göre kim hangisini kullanmak isterse, hangi şekilde oynamak isterse o şekilde devam eder. Ama kaba hatlarıyla Stanislavski [20:18:37] SEYİRCİ MİK.: Starsky [20:18:38] EĞİTMEN: ve [20:18:38] SEYİRCİ MİK.: Brent [20:18:38] EĞİTMEN: Brecht 'i iyi anlamanız lazım. Gerçek oyun. Anladık mı bu kısmı? [20:18:45] SEYİRCİ MİK.: Çok. [20:18:46] EĞİTMEN: Bugün döndüğümüz zaman, [20:18:48] SEYİRCİ MİK.: bugünkü. [20:18:48] EĞİTMEN: mesela size [20:18:49] SEYİRCİ MİK.: Mesela [20:18:50] EĞİTMEN: bir soru sorayım. [20:18:51] SEYİRCİ MİK.: Bugün [20:18:52] EĞİTMEN: Mesela havanın yaptığı iş epik midir, lirik midir? [20:18:55] SEYİRCİ MİK.: Epiktir. [20:18:56] EĞİTMEN: Neden? [20:18:59] EĞİTMEN: Dolayısıyla ne yapmış oluyoruz? Katarsis yaşamamız mümkün mü? [20:19:04] M2-S07: Peki katarsis [20:19:10] SEYİRCİ MİK.: Peki katarsis [20:19:11] EĞİTMEN: yaşamadan biz nasıl reklamımızı yapacağız ya? Soru bu. [20:19:22] EĞİTMEN: Havanın yaptığı iş. Epik mi, lirik mi? Peki katarsis olmadan nasıl biz [20:19:27] SEYİRCİ MİK.: bizim? [20:19:28] EĞİTMEN: reklam yapacağız, duygumuzu karşıya aktaracağız? [20:19:31] SEYİRCİ MİK.: Epik [20:19:34] EĞİTMEN: Soru bu. Peki epik oynayanlar? Epik oynayanlar? Epik oynayanlar, yani brehtçiler nasıl aktarıyor karşıya fikri? [20:20:09] M2-S07: Fikir [20:20:10] SEYİRCİ MİK.: ihtiyaç [20:20:10] EĞİTMEN: aktarıyor. Fikir aktarıyor. [20:20:14] SEYİRCİ MİK.: Ne [20:20:15] EĞİTMEN: dedik breht, [20:20:15] SEYİRCİ MİK.: bre? Beleddin [20:20:15] EĞİTMEN: brehtin şöyle bir kaygısı yok. Kardeşim ben katarsis matarsis yaşatacağım demiyorum ki diyor. Onu Stanislavski söylüyor diyor. Benim katarsisle işim yok. Ben fikrimi aktarayım bana yeter diyor. [20:20:31] EĞİTMEN: Kullanırlar sorun yok. Fikrini aktarıyor. Nasıl aktarıyor? Söyleyerek aktarıyor, [20:20:35] M2-S07: oynayarak aktarıyor. [20:20:38] EĞİTMEN: Mesela korkunç bir film serisi epiktir. [20:20:41] M2-S07: Ne [20:20:42] EĞİTMEN: anlattı sana? [20:20:46] M2-S07: Biraz [20:20:46] SEYİRCİ MİK.: ben [20:20:47] EĞİTMEN: derinlemesine [20:20:47] SEYİRCİ MİK.: patarşı [20:20:48] M2-S07: inceleyelim. [20:20:49] SEYİRCİ MİK.: seven biri olduğum için bana hiçbir şey anlatmadı. Hayır. [20:20:51] EĞİTMEN: Korkunç bir film aslında şunu anlatıyor. Hollywood sinemasından [20:20:55] M2-S06: bahsediyor. Hadi [20:20:58] SEYİRCİ MİK.: daha [20:20:58] M2-S06: lan [20:20:59] SEYİRCİ MİK.: üçüncü. [20:21:00] EĞİTMEN: oradan diyor yani. Anladın mı? Dalga geçmek için harika bir argümandır. Epik. Yani şey yaparsın, kötüsünü yaparsın. Bak aslında bu kadar kötü dersin. Parodi [20:21:09] SEYİRCİ MİK.: Parodi. [20:21:10] EĞİTMEN: diyebiliriz. Mesela buna en güzel örnek şeydir. [20:21:16] EĞİTMEN: Zeki Alasya [20:21:17] SEYİRCİ MİK.: Bey [20:21:17] EĞİTMEN: ve Metin [20:21:17] SEYİRCİ MİK.: 'in aklına [20:21:17] EĞİTMEN: Akpınar 'ın şeyleri var ya kabareleri. [20:21:18] SEYİRCİ MİK.: kabere geldi. [20:21:20] EĞİTMEN: İsim gelmedi bak. Saat geç olunca böyle [20:21:24] SEYİRCİ MİK.: gelmedi ama. [20:21:25] EĞİTMEN: söyleyeceğim. İzleyin YouTube'da var. [20:21:32] EĞİTMEN: Güler misin ağlar mısın mıydı? Neyse bak [20:21:35] SEYİRCİ MİK.: Buna [20:21:35] EĞİTMEN: hatırlayamadım. [20:21:35] SEYİRCİ MİK.: çok [20:21:37] EĞİTMEN: Buna çok güzel örnektir. Mesela orada çok güzel oynuyorlar. Harika oynuyorlar ve bir şey anlatıyor. Ne anlatıyorlar? Aşk olsun. [20:21:46] SEYİRCİ MİK.: Aşk olsun. [20:21:46] EĞİTMEN: Aynen Beyoğlu onlar. O kabareler, kabare özellikle. Kabareye de daha sonra değineceğiz. O da [20:21:52] SEYİRCİ MİK.: kabaredir. [20:21:53] EĞİTMEN: Kaba redir. Kaba haliyle oyunculuktur. Orada mesela çok güzel anlatıyor. Ne diyor? Anlatıyor, anlatıyor, anlatıyor. Gülüyor insanlar. Gülüyorlar ama aslında şey meselesi. Trajikomediye dediğimiz. Trajikomik. Daha da tanımlara ilerledikçe devam edeceğiz. Ben şu an çok kaba hatlarıyla anlatıyorum. Kafanızda yerleşsin diye. [20:22:15] EĞİTMEN: Geldik, geldik, geldik, geldik. Bugüne geldik. Bugün işte Stella Adler, Elia Kazan gibi insanlar var. Onlara daha ilerleyen etapta gireceğim. Onlar çünkü daha bugünün tekniklerini anlatıyorlar. Daha bugünün metotçularıdır. [20:22:30] SEYİRCİ MİK.: da. [20:22:30] EĞİTMEN: Çünkü mesela [20:22:30] SEYİRCİ MİK.: Elia [20:22:30] EĞİTMEN: Elie Kazan, Stella Adler kısmı Marlon Brando ile başlayan, Robert De Niro ile Al [20:22:36] SEYİRCİ MİK.: devam [20:22:37] EĞİTMEN: Pacino ile devam eden bir akımdır. O kısım bambaşka. Onu daha sonraki derslerimizde [20:22:42] SEYİRCİ MİK.: de [20:22:42] EĞİTMEN: anlatacağım. Ama bugün oyunculuğun kaba haliyle özetlemek gerekirse bir [20:22:48] SEYİRCİ MİK.: Bir, [20:22:48] EĞİTMEN: taklit meselesi olduğunu anlamanızı istiyorum. Şimdi taklit deyince insanlar şey gibi düşünüyor. Ya hadi diyor Levent Kırca 'nın bir sarhoş taklitini yap da izleyelim. Bahsettiğimiz şey o değil. [20:23:03] M2-S05: Taklit [20:23:04] M2-S09: oyunculuk [20:23:08] EĞİTMEN: adına [20:23:12] SEYİRCİ MİK.: Taklit oyunculuk adını [20:23:15] EĞİTMEN: düşündüğümüz vakit bir olguyu taklit etmektir. Olgu, varlık. Yani sadece insan değil bu. Sahnede bir eşeği de oynayabilirsin. Bir atı da oynayabilirsin. Uzaylı bir yaratığı da oynayabilirsin. Ya abi [20:23:33] SEYİRCİ MİK.: at [20:23:33] EĞİTMEN: tamam da uzaylıyı nerede gözlemleyeceğiz de [20:23:35] SEYİRCİ MİK.: Star [20:23:35] EĞİTMEN: oynayacağız? [20:23:38] EĞİTMEN: Mars 'a [20:23:40] M2-S07: mı [20:23:40] EĞİTMEN: gideceğiz? Ne yapacağız? [20:23:41] M1-S02: Trek nasıl çıktı [20:23:42] M2-S07: İşte [20:23:42] M1-S02: o [20:23:43] EĞİTMEN: nasıl çıktı? [20:23:47] EĞİTMEN: Yani şöyle mi? Biz bir şeyi taklit ederken nasıl taklit edeceğiz? Nasıl anlayacağız onu? Taklit ettiğimizi veya kendimizden bir şey katacağımızı. [20:24:01] SEYİRCİ MİK.: Onun işi mesela Furkan [20:24:03] M1-S02: çok güzel yapar. [20:24:03] M2-S07: Neyse. [20:24:05] M1-S02: Durumları böyle analiz eder. Olsa şöyle olur diye oynar mesela. [20:24:09] SEYİRCİ MİK.: Şimdi [20:24:10] EĞİTMEN: bununla ilgili yüzlerce bilimsel yaklaşım var ama ben kendi bilimsel yaklaşımı anlatmak istiyorum size. Siz de kendinize bir bilimsel yaklaşım bulabilirsiniz. Benim kendi bilimsel yaklaşımım daima şudur arkadaşlar. Diyalektik materyalizm diye bir şey duydunuz mu hiç? Kısa bir ara verelim. Öyle devam edelim. [20:24:30] SEYİRCİ MİK.: Soruyu [20:24:39] M1-S02: düşünün. Ne? [20:24:45] M2-S05: Ha? [20:24:45] M1-S04: O [20:24:46] EĞİTMEN: Oynarım. Parasını verirler sonra. [20:24:48] M2-S05: Sen [20:24:57] EĞİTMEN: benim Mustafa projesini bilmiyorsun değil mi? [20:25:02] EĞİTMEN: Aynen. [20:25:06] EĞİTMEN: Orada ağlayan at da olabilir. Sorun yok [20:25:08] SEYİRCİ MİK.: Merak. [20:25:08] EĞİTMEN: Mustafa. Mustafa kim biliyor musun? Gariban bir çocuk. Tamam mı? Gariban bir çocuk. Buna bir cin geliyor. Bak. Telefon. Gel gel. İlhan telefonum. [20:25:31] EĞİTMEN: Kafanız karışmadı değil mi? Çok. [20:25:36] EĞİTMEN: Tamam [20:25:36] M2-S06: anlatırız [20:25:37] M2-S05: tekrar. [20:25:37] M2-S06: Bir şey diyeyim mi? Ben çok sıkıldım. [20:25:40] EĞİTMEN: Sen geldiğinden beri sıkkındın zaten. Benim [20:25:42] M2-S05: suçum değil ki o. Sebebini söyleyeyim. Dinlediğin şeyler zaten. He. [20:25:51] EĞİTMEN: O geldiğinden beri sıkkın. O puf diyerek kuruyor kamerayı zaten. [20:25:54] M2-S05: Çok [20:25:59] M2-S03: fazla şey yapamadım böyle. Etkileşim gösteremedim. Neyi [20:26:02] M2-S04: anladın da? [20:26:05] M2-S03: Şöyle etkileşim gösteremedim. Birilerini kaldır. Henüz [20:26:11] M2-S04: değil. [20:26:11] M2-S03: Üç [20:26:11] M2-S04: kişi. [20:26:13] M2-S03: Fark etmez. [20:26:15] M2-S04: Şimdi [20:26:15] EĞİTMEN: kaldıracağım. Bir şeyi anlatıyorsun mesela. Oyna. Bunu böyle yap. Şimdi az sonra diksiyonu teorisinden bahsedeceğim. Ondan sonra sahneye çıkarıp doğaçlama yaptıracağım. [20:26:27] M2-S04: bağışlamadan nefret ederim ya [20:26:29] EĞİTMEN: yapacak bir şey yok [20:26:30] M2-S04: nefret ederim ama çok nefret ederim o [20:26:33] M2-S03: benim demek [20:26:33] EĞİTMEN: istediğimi anladım teksting [20:26:34] M2-S04: köpeğiyim ben çakmak versenize yalvartmayın beni artık hadi [20:26:37] EĞİTMEN: Mustafa gariban bir çocuk tamam mı 8 bölüm şu anda az buçuk sinopsisi hazır birinci bölümün sonunda Mustafa 'ya bir cin geliyor [20:26:47] M2-S03: oynar bak [20:26:49] EĞİTMEN: bak [20:26:51] M2-S03: mevzuyu dinle gel [20:26:52] EĞİTMEN: mevzuyu dinle Mustafa diyor ki korkuyor falan sen kimsin amına koyun falan Diyor ki ben cinim. Senin diyor dileklerini gerçekleştirmeye [20:27:01] M2-S03: geldim. Cin de ben olabilir mi? [20:27:03] EĞİTMEN: Olabilir. Bakacağız. Seçeceğiz onları. Bir bitireyim. Yılbaşına kadar bitireceğim. Çekim dahil. Yok. [20:27:10] M2-S04: Senaryoyu [20:27:10] EĞİTMEN: bitireceğim. Çünkü [20:27:11] M2-S04: Mustafa [20:27:12] EĞİTMEN: şeyde lazım bana. Soğukta üşümesi lazım. Anladın mı? Fakir ya. Her bölüm başka işe girip çıkıyor çünkü. Hikaye o. [20:27:19] M2-S04: Tamam okey sendeyim. Dinliyorum. Bak şimdi. [20:27:21] EĞİTMEN: Mustafa diyecek ki cine. Korkusu geçecek. Hani böyle muhabbete başlayacaklar falan. Zeki abi bugüne kadar kimlere yardım ettin diyecek. Cin saymaya başlayacak. İşte Yunan'dan sayacak, Mısır'dan sayacak bilmem ne. Mustafa Zeki abi ben bunların hiçbirini duymadım diyecek. Cin Zeki ilk başarılı projem sen olacaksın diyecek. Cin de başarısız. Sonra? [20:27:42] M2-S04: Hocam Venom gibi. [20:27:45] EĞİTMEN: İşte bilmiyorum Venom. [20:27:46] M2-S04: İzlediniz mi Venom [20:27:47] EĞİTMEN: 'u? İzledim. [20:27:48] M2-S04: Venom 'la Brok ilişkisi gibi işte. [20:27:49] EĞİTMEN: İkisi de başarısız. [20:27:51] M2-S04: Aynen öyle. [20:27:52] EĞİTMEN: İkisi de başarısız. Yalnız Cini sadece Mustafa görebiliyor. Bir de Kamuran var. Kamuran 'ın köpeği var bir tane. Kamuran 'ın köpeği görebiliyor. Başka kimse göremiyor cin 'i. Ve [20:28:03] M2-S09: Mustafa nereye giderse... Mustafa [20:28:05] EĞİTMEN: nereye giderse cin orada. Cin 'in verdiği bütün fikirler patlıyor abi Mustafa 'ya. Hiçbir [20:28:11] M2-S04: işe yaramıyor. [20:28:11] EĞİTMEN: Ya 20 -25 dakika gibi hayal ediyorum her [20:28:13] M2-S04: bölümü. Televizyon olarak sormam lazım da şey mi YouTube dizisi mi platforma mı satma niyetimiz var? [20:28:19] EĞİTMEN: Platforma satma niyetimiz var şekerim. O yüzden üstüne çalışıyorum. Yoksa çoktan... Çektiydik yani çekerdik YouTube 'a çekiyor olsaydık. [20:28:27] M2-S05: Anladım. [20:28:32] EĞİTMEN: Kafamda böyle bir iş var. Yılbaşına kadar senaryosunu bitireceğim. 8 [20:28:35] M2-S04: bölümün... O şey hikayesini çok seviyorum ben. İkisi de başarısız. [20:28:39] EĞİTMEN: İkisi de başarısız. [20:28:40] M2-S04: Arkadaş muhabbetini çok seviyorum. [20:28:42] EĞİTMEN: Ama işte orada şeyleri çok güzel örmem lazım. Ona zaten kafayı yoruyorum şu an. Bu başarısız olacağı anda işte katarsis dediğimiz mesele var ya. Hani... Katarsisin bir yaşanması lazım. Mustafa bir yıkılması lazım. Hani geri toparlanması lazım. Mesela sevgilisi olacak bir tane de Mustafa 'nın. Sonra birinci sezonun finalini de söylüyorum. Birinci sezonun finalinde. [20:29:06] M2-S04: Yok. [20:29:06] EĞİTMEN: Birinci sezonun finalinde cinin bir düşmanı gelecek. Yine kendi şeyinden onu yaralayacak. Ölmek üzereyken bitecek birinci sezonda. Hikaye bu. [20:29:16] M2-S04: Bizim oğlanın Mustafa 'yı mı yoksa? [20:29:18] EĞİTMEN: Yok. Cini. Cini. Cini hastaneye de götüremiyor. Ne yapacak? [20:29:23] M2-S04: Boğa okusa çarpılacak. [20:29:27] EĞİTMEN: Yani böyle bir fantastik bir şey var. Şu an çalışıyorum üzerinde. Yılbaşına bitireceğim inşallah. Niyetim [20:29:33] M2-S04: öyle. Bir [20:29:35] EĞİTMEN: bölüm pastanesi hazır. Bir bölüm kasabı hazır. [20:29:38] M2-S04: Senaryosu dahil mi yoksa kaba hikaye mi? [20:29:40] EĞİTMEN: Kaba hikaye. Sinopsis. Şey gibi düşün. Bir bölüm kasapta. Bir bölüm pastanede çalışacak. Bir bölüm sanayide çalışacak. Her bölüm bir iş değiştirecek yani. Bir de Kamuran var. Komşusu, binan, yöneticisi, kadın. Köpeği var işte. [20:29:54] M2-S09: Sarhoş ayrıldığı [20:29:56] EĞİTMEN: bir kocası var Sarhoş. Herif [20:29:58] M2-S09: Sarhoş. [20:30:00] EĞİTMEN: Kamuran ne zaman gelse gelip Mustafa'da kalacak herif. Öyle de aralarında [20:30:05] M2-S04: yardımcı [20:30:07] EĞİTMEN: bir karakter oluşturuyorum şu anda. [20:30:09] M2-S04: Çok iyi abi. Güzel ne güzel. [20:30:11] EĞİTMEN: İşte bakalım bir yazayım çıkarayım da. Yani Mustafa 'nın üşümesi lazım anladın mı? O yüzden yılbaşına kadar bitireceğim. Soğuk havada da çekmeye başlanmamız lazım. [20:30:25] EĞİTMEN: Mimik nasıl sende bakayım ya? Bir kaş göz oynatsana. [20:30:30] EĞİTMEN: Oynar. Yapacağım ama bir seçme yapacağız bunda. [20:30:34] M2-S04: Şimdi bütçe [20:30:35] EĞİTMEN: bulabilirsem şey yapmayı düşünüyorum. Böyle isim de getirmek istiyorum aslında. Ünlü birilerini getirmek istiyorum. Para bulabilirsem. [20:30:44] EĞİTMEN: Yani var bir gelecek birkaç kişi arkadaşlarım var. Ama sonuçta o adamlara da bir para vermek lazım. Az da olsa. [20:30:52] M2-S09: Yani [20:30:52] EĞİTMEN: bir otelde yatırmak lazım. Sponsor... Durumum da söz konusu. Sponsor da bulabilirim. Ama önce diyorum ya şu yılbaşına kadar yazıp bitirmem lazım abi. [20:31:03] M2-S04: Ekipman bizim bu arada haberimiz. [20:31:05] EĞİTMEN: Herhalde öyleymiş. O nereden çıktı lan o kadar makine ya? [20:31:11] EĞİTMEN: Oğlum orada film çekecek ekipman var lan. [20:31:13] M2-S04: Vurdum abi zamanında bizimkilere. [20:31:15] EĞİTMEN: İyi abi aman sıkı mukayyet olun. Ben şu anda zaten şeydeyim. Sosyetenin reklam ajansında kreatif direktörlük yapıyorum. Ha [20:31:25] M2-S04: bahsetmiştin. [20:31:25] EĞİTMEN: Aynen. [20:31:28] M2-S04: Sosyetenin [20:31:29] EĞİTMEN: kendi içinde reklam ajansı var. Abi mecbur. 10 tane marka var. Onu da sosyetenin kendi markası. Dışarıdan mümkün değil. Çözemiyorlar. [20:31:38] M2-S04: Fark [20:31:39] EĞİTMEN: ederse kahrolayım. [20:31:43] M2-S04: Kayıtta mı abi? [20:31:44] EĞİTMEN: Sanırım. Bütün muhabbeti çekti. [20:31:48] M2-S04: Hadi bakalım. [20:31:50] M2-S03: Sosyetenin. Abi çok [20:31:51] M2-S05: mantıklı bir iş [20:31:51] M2-S03: yapmışlar orada. [20:31:53] EĞİTMEN: Dışarıdan mümkün değil. Çözemezler oranın işini. [20:31:56] M2-S03: Ben herhalde oranın sahibinin oğlumu. Öyle bir şeyle [20:31:59] EĞİTMEN: uğraşıp duruyorlar herhalde. Emirhan. İhsan 'ın oğlu. [20:32:02] M2-S03: İyi çocuk. Uğraşıp duruyorlar herhalde. Yanlış hatırlamıyorsam. [20:32:05] EĞİTMEN: O da sinema televizyonu da yüksek lisans yapıyor şu anda. [20:32:08] M2-S04: Nerede? Eride [20:32:09] M2-S03: mi? [20:32:09] EĞİTMEN: He. [20:32:10] M2-S03: Allah Allah. [20:32:13] M2-S03: Görsem tanırım. [20:32:14] EĞİTMEN: Enes Karagülle var bizim. O da sanırım orada. [20:32:17] M2-S03: Enes Karagülle 'yi götünden sikmek lazım. Niye [20:32:19] EĞİTMEN: hayırdır? [20:32:23] EĞİTMEN: Mikrofon aç kameramın. [20:32:24] M2-S03: Olsun. Ne oldu ki? Çok garip bir çocuk ya. [20:32:27] EĞİTMEN: Değişik bir arkadaş. Çok garip [20:32:28] M2-S03: bir çocuk. Yani hayatımda onun kadar böyle vizyonsuz bir adam görmedim. [20:32:34] M2-S03: Anlat [20:32:34] M2-S04: artık. Ne yapalım? [20:32:37] M2-S03: Bir insan bir şeyi yapıyorum. [20:32:39] M2-S04: Beraber bir yerde mi çalıştınız [20:32:40] M2-S03: onu soruyor. [20:32:43] M2-S03: Çocuğu tanıyorum yani iyi tanıyorum. Böyle çok fazla bir aşağılık kompleksi var. Yani bir şey kabul etmiyor. Kötü yapıyorsun değil mi bir işi? Bunu sana birisi söylediğinde ne dersin? Sağ ol kardeşim nasıl iyileştirebiliriz? Ya da işte ne yapabiliriz? Senin düşüncen ne? Kötü yapıyorsun. Evet tamam yapıyorsun ama gerekeceğin ne bunun için değil mi? Böyle şey. [20:33:09] M2-S03: Ben [20:33:09] EĞİTMEN: şu anda benim geçimimle ilgili problemim vardı. Adamlar bana bir maaş teklif ettiler baba. Gel burada müdürlük yap, kreatif direktörlük yap dediler. Maaşa [20:33:20] M2-S03: sattım. [20:33:20] EĞİTMEN: Enes onların şey dijital pazarlama tarafına bakıyor. [20:33:27] EĞİTMEN: Yavrum hiç ben sesimi çıkarmıyorum. [20:33:30] M2-S03: Ayrıca 200 milyar bütçe [20:33:31] M2-S09: veriyorlar. [20:33:34] EĞİTMEN: O 200 milyarın hatırına güzel müşteri [20:33:36] M2-S09: geliyor yani. [20:33:40] EĞİTMEN: Sosyetenin sayfalarına [20:33:41] M2-S03: girdi. [20:33:46] M2-S03: Sorun [20:33:46] EĞİTMEN: yok. Sen de abi YouTube videosu yapalım film üzerine falan [20:33:49] M2-S03: dedi. Yapalım dedin. Belki [20:33:52] EĞİTMEN: bir şeyler öğretirim. [20:33:55] M2-S02: Ne [20:33:55] M2-S03: yapıyorsun? [20:34:02] M2-S03: Şu [20:34:03] EĞİTMEN: an [20:34:03] M2-S09: komple dijital randevu sistemi başlıyor. Milletin yaptığından biraz daha farklı. [20:34:11] EĞİTMEN: Güzel oldu. Güzel oldu. Güzel oldu. Güzel oldu. Güzel oldu. [20:34:31] M2-S03: Ben sadece Enes Karagüllü 'yü duyunca böyle bir şey yaptım. Hiç [20:34:33] EĞİTMEN: yapacak bir şey yok. Emirhan da bir şeylerle uğraşıyor. [20:34:36] M2-S03: Öyle bir çocuk anladın mı? Ne [20:34:39] EĞİTMEN: alaka? Emirhan da bir şeyler yapmaya çalışıyor. [20:34:41] M2-S03: Acun 'un yanında falan [20:34:42] EĞİTMEN: çalışmışlar. Oradan eğitim almışlar ama. Tek şey değil. [20:34:47] M2-S03: Tam geçen [20:34:49] M2-S06: gün bunu [20:34:49] EĞİTMEN: konuşuyorduk. [20:34:50] M2-S06: Hoşgeldin. [20:34:51] M2-S03: Tarıştık. Tarıştık. [20:34:57] M2-S03: Emre hoşgeldin. [20:35:03] M2-S03: Mükemmeliyetçilik var bu konuda. Girme işte. [20:35:06] M2-S04: Abi bir ayda 7 [20:35:07] M2-S03: proje çıkardım. Onu [20:35:08] M2-S04: bıraktım. [20:35:10] EĞİTMEN: Şöyle vardı mükemmeliyetçilik. [20:35:13] M2-S03: Tamam evet en iyisi olacak ama karşılığı o değil. [20:35:17] EĞİTMEN: Bak şimdi. [20:35:18] M2-S09: Ben [20:35:18] EĞİTMEN: pazartesi günü Ürgüp'teydim. Anne yarısının [20:35:20] M2-S03: setinde bir bölüm oyunculuk yaptım. Bir tane de cümlem [20:35:23] M2-S09: var. [20:35:24] EĞİTMEN: Tamam mı? Bir tane de cümlem var. Beşli sahne. Tamam mı? Genel çekildi. Diğerlerin yakınları çekildi. Benim yakına geldi. Cümleyi yanlış söyledi. Aynı anlam çıktı ama ben cümleyi yanlış söyledim. Kesmedi hocam. [20:35:41] EĞİTMEN: Kesmedi. [20:35:42] M2-S04: Başını kaçırdın. Mükemmelliyetçilik kısmı var. [20:35:44] EĞİTMEN: Bak şimdi adam. [20:35:46] M2-S04: Sen rahatsız mı oldun? Kesmek istedin. [20:35:48] EĞİTMEN: Yok yok hayır. Ben de çok rahatım. [20:35:49] M2-S04: İyi ki kesmedi. [20:35:50] EĞİTMEN: Bak iyi ki kesmedi. Hocam mükemmelliyetçi. Ama nerede mükemmelliyetçi? Ben gittim bana 8 sefer kostüm değiştirdiler. 8 sefer. Beğenmedi başka giydirdi. Beğenmedi başka giydirdi. Beğenmedi başka giydirdi. Sakalımı kestirdi, saçımı kestirdi. Ama sette o anlam çıktı ya. Tekrar etmedi sahneyi. [20:36:10] M2-S04: Abi daha sabah izledim ya. Türk televizyon tarihinin en iyi dizisini, üç dizisini say dersen. Ne sayarsın? [20:36:18] EĞİTMEN: Sayamam. [20:36:18] M2-S04: Ezel, [20:36:19] M2-S03: Kurtlar [20:36:19] EĞİTMEN: Vadisi. Ezel. Ezel. [20:36:21] M2-S04: Dayıyla şeyin ilk karşılaşma sahnesi. Yakında kelimeyi farklı söylüyor. Aynı anlama çıkıyor. Adam kesmemiş. Vardır. Tekrar da vardır da en iyi duyguyu o... [20:36:31] EĞİTMEN: Organize işleri izledin mi? [20:36:33] M2-S04: Filmleri mi? Diziler izledim. Dizinin üçüncü bölümündeyim. [20:36:35] EĞİTMEN: Tamam. Dizi izle konuşalım. Ne kadar rezaletli. [20:36:38] M2-S01: Ama bizim mükemmeliyetçilikten kastımız sadece burası değildi. Bir noktada bakmıyoruz ona. Donanımda da bakıyoruz, çekim tarafında [20:36:46] M2-S03: da, teknik tarafında da. Şimdi bak ona geleceğim. [20:36:48] M2-S01: Piyasaya bakıyorsun. Sözünü kesiyorum şu an ama tamam anlatayım. Piyasaya bakıyorsun. Örnek verdim mesela Enes Karagül'de. Gerçekten çocuk vasıfsız. [20:36:58] EĞİTMEN: Hiçbir [20:36:59] M2-S01: şekilde yanımıza yaklaşamayacak bir adam. [20:37:01] EĞİTMEN: Ama dışarıya çıkıp bir adamla konuştuğumuzda biz onunla bu işi yapmak istediğimizde... [20:37:06] M2-S01: Ya bizim dediğimizi yapmıyor. Anladın mı? Ya paramızı eksik ödüyor. Ben de bu yüzden bu zamana kadar işte gideyim de lan bunların böyle işini şöyle düşükten alacağım. [20:37:14] EĞİTMEN: Benim [20:37:14] M2-S01: fiyatım neyse o diyorum. Şu anki düşünüyorum çok daha farklı. [20:37:18] EĞİTMEN: Bak şimdi. Enes öyle bir çocuk ama geldi çalışıyoruz beraber. Enes 'e ben [20:37:23] M2-S01: bunu [20:37:25] EĞİTMEN: ego olarak düşünmeyin ne olur. Ben Enes 'e bir şeyler katabilirim. Ve Enes de şeye hevesli. Hani bir şeyler öğrenip ortaya bir şeyler çıkarmaya hevesli. Benim [20:37:36] M2-S01: için bu kıymetli. Olabilir o süreçten sonra. Ben bu çocukla yaklaşık 5 sene boyunca aynı sınıfa girdim. [20:37:42] EĞİTMEN: Büyümüştür ya o arada. Olabilir. Büyümüştür. [20:37:44] M2-S01: Kanka o dönemde de işte sonuçta ben de farklı bir insandım. O da farklı insandı. Eyvallah ama düşünce yapısının o kadar değiştiğini [20:37:51] EĞİTMEN: düşünmüyorum. Şimdi mükemmelliyetçilik tuzağına geleceğim. Mükemmelliyetçilik bir tuzaktır abi. Tamam mı? Niye tuzaktır? Bak Yılmaz Erdoğan eşlerine bak son işlerine. [20:38:00] M2-S02: Benim [20:38:00] EĞİTMEN: hanım şeyi izliyordu. Ben onu da izledim. Neydi o pavyon işi? [20:38:04] M2-S01: Abi [20:38:05] EĞİTMEN: 5 dakikada bir [20:38:06] M2-S01: İstanbul [20:38:07] EĞİTMEN: manzarası giriyor. 5 dakikada bir İstanbul manzarası. [20:38:10] M2-S01: Abi [20:38:11] EĞİTMEN: uzatmak [20:38:12] M2-S01: için [20:38:12] EĞİTMEN: herif zaten kötü yazmış. Tamam mı? Şey de kötü. Senaryo da kötü. Oyunculuklar da kötü ama şimdi fark nerede başlıyor? Mükemmelliyetçi adamlar maalesef üretmiyoruz. Bak. Niye? En iyisini üretmeyeceksek üretmeyelim kafası var bizde. [20:38:32] M2-S01: Belki yolda nasıl bir şey olacak [20:38:34] EĞİTMEN: değişecek. Bak ben Mustafa 'yı yazmaya o şekilde başladım. Benim Çanlı Açar var. Üçüncü bölümünü yazdım şu anda. Çok görsel efekt istiyor. Orta dünyada geçiyor tamam mı? Bir Türk orta dünyası yarattım. Çok görsel efekt istiyor. Çekmemiz çok zor. Ancak Mustafa'dan para kazanırsak çekebiliriz. Haritası falan da hazır gösteririm. Harika yazıyorum onu. Müthiş yazıyorum ama çekemem şu anki imkanlarımla. Ama neyi çekebilirim? Mustafa 'yı çekebilirim. Güncel. Kendi aramızda oturup bile çekebiliriz. Şimdi burada da şuna bakmamak lazım İbrahim. Yahu o çok iyi oynadı, o çok kötü oynadı, o çok vizyonsuz. Adamlar eğer böyle düşünürse o NTC, MTC o setleri kuramazlar. Dilan diye bir kız geldi, Kürt. Reji asistanı. Kızı yoklamaya şey dedim ya böyle hani zaman geçiyor işte kostüm, mostüm dedim ki ya. Doom 'la şey işte Avengers Doom say aynı gün gösterime giriyormuş dedim. Sinema televizyoncu ya bunlar. Ay abi ben hiç bilmiyorum ki dedi. Şimdi ben bu kıza filmle ilgili, sinemayla ilgili, diziyle ilgili ne anlatabilirim? Onu bile bilmiyorsun. Ama bu kız reji asistanlığı yapıyor orada. Ne yapıyor? Programını yapıyor. Oyuncusunu hazırlıyor. Şimdi bu kızdan mükemmel olmasını bekleyebilir miyim İbrahim? Şimdi [20:39:49] M2-S01: bir noktada bekleyemezsin ama bizim sektörde mesela şöyle bir şey de var. Bir şeyini yaptıysa öyle. Ben güzel iş yapıyorum. Karşımdaki adam bunu bilmiyor daha öncesinde. Farklı birilerine de tanışmış. Bu farklı birilerinden kastım. Örnek veriyorum. Enes üzerinden gittiğim şey. [20:40:04] EĞİTMEN: Sen ön yargıdan bahsediyorsun. [20:40:06] M2-S01: Önes. [20:40:06] EĞİTMEN: Gidiyor Enes. Gitmiş mundal etmiş [20:40:08] M2-S01: müşteriyi. Anasını sikmiş o işin. Tamam. Müşterinin de anasını sikmiş. Bütün her şeye böyle artık ön yargıyla bakıyor adam. [20:40:13] EĞİTMEN: Tamam. [20:40:14] M2-S01: Sen gidiyorsun. Bir de o Enes 'in [20:40:16] M2-S03: ön yargıyı [20:40:17] EĞİTMEN: kırmaya çalışıyorsun. Benim bahsettiğim şey aslında buradaki bu. Yani ben [20:40:21] M2-S01: bu adamların çalıştığı adamlarla niye çalışayım kafasındaydım? Uğraşayım onlarla kafasındaydım. Bu çok daha farklı bir noktaya evrilmiş. [20:40:28] EĞİTMEN: Çok doğru. Ama oradan uzaklaş çünkü senin bahsettiğin toplumda ilk ve orta öğretim çok kaliteli olmak zorunda. Anladın mı? Bu eğitimi almadığımız için bizimkiler böyle hanzo. E peki ne yapalım abi? Şimdi şuraya atıyorum 20 tane adam geldiğinde varsa içinden 5 tanesi sıfır vizyonlu olsa ne yapacağım anlatmayacağım mı ben? Ya [20:40:47] M2-S01: anlatırsın. Mesele bu. Bu ayrı bir şey bak. Burada yaptığın şey tamamen bir eğitim. Zaten vizyon olmasa bile eğer buraya geliyorsa o adam bir şeylere açıktır. Bir şeyler almaya açıktır. Benim bahsettiğim o değil ki. Benim bahsettiğim dışarıdaki o geri zekalı tayfanın hiçbir şeye açık olmaması, kendilerini böyle Gerçekten iş yapıyor olarak görüp hiçbir şey becerememesi. [20:41:08] EĞİTMEN: İş işte şimdi benim [20:41:09] M2-S01: dediğim yere geldi. Ben de onlarla aynı sektöre girdiğimde o adama diyorlar ki 20 bin lira kardeşim. Ben de diyorum ki kardeşim ben bu adam değilim. Ben bu adamın çok daha bilgili bir haliyim. Benim [20:41:19] EĞİTMEN: fiyatımda [20:41:20] M2-S01: bu dediğimde... Şimdi [20:41:22] EĞİTMEN: orada da benim dediğim yere geliyoruz. Nereye geliyoruz biliyor musun? Atıyorum biz Mustafa gibi bir proje yapıp ulusala çıktığımız zaman o zaman o artışı yapamayacaklar. Anladın mı? Ben Mustafa 'yı biraz da ondan yapıyorum. Şimdi gidiyorsun Yeşilköy 'e pazar açıyorsun. Tezgah tezgahta bir şey yok. Ne satacaksın? Aynı şey. Ben tezgahımı canlandıracağım ki müşteri de gelip benden alsın. Evet. Ders. [20:41:52] EĞİTMEN: Sırf bu muhabbeti koy. Sesini koy. Youtube 'a tutar amına koyayım. [20:41:57] M2-S04: Şey ismi çok vurucu ama. Enes Gök 'ün. [20:42:00] EĞİTMEN: O kısım evet çok tatsız. [20:42:05] M2-S01: Orada güzel oynadın. Bu benim açımdan hak ediyor. [20:42:11] EĞİTMEN: Takılma boşver. [20:42:16] EĞİTMEN: Acer ablan 20 bin liraya nişan satıyor. Dışarıda 5 bin liraya çekiyorlar. Ne yapacağız ne diyeceğiz? Ne yapacağız onlara? Evet ders! [20:42:29] EĞİTMEN: Şimdi videoya başladığımızda şeyden bahsedeceğim. Bunlar benim kendi fikirlerim. Yani kendi müfredatım. Arada insanlar başka şeyler düşünmüş. Bilgiler başka gelmiş olabilir. Sizden ricam bu anlattıklarımı araştırın da. Tamam mı? Hatta şey deyin. Mehmet Hoca sen yanlış anlatmışsın bize deyin. Tamam mı? [20:42:52] EĞİTMEN: Hatta küfür edin böyle anlatılır mı deyin yani. [20:42:55] M2-S05: Tamam. [20:42:58] EĞİTMEN: Gel gel zoom açtık sana gel. [20:43:05] EĞİTMEN: Şimdi işin en tatlı bölümüne geldik. [20:43:10] EĞİTMEN: Saatimiz kaç? Saatimiz kaç? 9. Şimdi 10 -15 dakika daha devam edeceğim. Bir ara vereceğim. Diksiyondan bahsedeceğim çok kısa. Çünkü diksiyon çok daha büyük bir konu. Aslında oyuncu... [20:43:32] EĞİTMEN: Benim söylediğim tarihsel isimleri de not alıp da bir araştırın. En azından bir Cemina 'ya sorun. Kimmiş bu adamlar? [20:43:43] EĞİTMEN: Mustafa Kemal Atatürk. [20:43:47] M2-S01: Niye? Sor kızım. [20:43:49] EĞİTMEN: Anlamadığın [20:43:49] M2-S01: yeri sor. [20:43:52] M2-S05: Oğlum [20:43:57] EĞİTMEN: devamlılık bozulur. Dekor değiştiriyorsunuz ya. Böyle bir şey olabilir mi ya? [20:44:01] M2-S03: Terbiyesiz ahlaksızlar. [20:44:07] EĞİTMEN: Acaba hangisi benim suyumdu ya? [20:44:10] M2-S04: Şu [20:44:17] EĞİTMEN: benim suyum olabilir. [20:44:32] EĞİTMEN: Şimdi hadi bir 15 dakika daha oyunculuktan bahsedeceğim diksiyonla beraber. Ondan sonra birazcık uygulama yapacağız. [20:44:46] EĞİTMEN: Otur lan Şişko. [20:45:07] EĞİTMEN: Dostlar, Romalılar, vatandaşlar beni dinleyin. [20:45:16] EĞİTMEN: Ben buraya Sezar 'ı gömmeye geldim, övmeye değil. İnsanların yaptıkları fenalıklar arkalarından yaşar. İyiliklerse... Kemikleriyle birlikte mezara girer. Dileyelim ki Sezar 'ınkiler de öyle olsun. [20:45:33] EĞİTMEN: Olsun. Olsun dede. [20:45:40] SEYİRCİ SA-S00: Bir daha. [20:45:49] EĞİTMEN: Kılık kılık kişi. [20:45:52] M2-S05: Amca. [20:45:59] M2-S07: Kışı. Şimdi muhteşem bir yaza döndü bu. Yok güneşin sayesinde. Bu da Richard abi. Evet bunları. [20:46:15] EĞİTMEN: Bunları oynatacağım size. Durun sizde. Bunları oynatacağım. Evet. [20:46:19] M2-S03: Evet. [20:46:21] EĞİTMEN: Arkadaşlar evet. Diyalektik materyalizm dedik. [20:46:26] SEYİRCİ SA-S02: Kimse de Cem 'i açıp bakmadı ama. [20:46:28] M2-S05: Önemli [20:46:28] SEYİRCİ SA-S02: Onu [20:46:29] SEYİRCİ SA-S00: bilsek [20:46:29] EĞİTMEN: değil tamam ben anlatayım. Diyalektik materyalizm. Hegel. Dayısı Karl Marx. Diyalektik materyalizm ne olabilir? [20:46:44] EĞİTMEN: Diyalektik materyalizm. [20:46:48] SEYİRCİ SA-S02: bu sınıfta olmazdı gibi [20:46:49] M2-S05: Peki [20:46:49] SEYİRCİ SA-S00: gördüm. [20:46:50] M2-S05: şöyle [20:46:51] EĞİTMEN: açalım. Diyalektik materyalizmin bir fikri var. Diyor ki bir şeyin var olabilmesi için. Kendisi ve zıttı olması lazım. Yani artı ve eksi. Yani gece olması için diyor gündüz olması lazım. Yani ya da bizim bunu algılayabilmemiz için sıcağın ne olduğunu bilebilmemiz için soğuğun da olması gerekiyor. Yani bir şeyin zıttı var ise eğer gerçekte vardır diyor. Yani diyor ki bir tez. Bir antitez ve sonuçta sentez ortaya çıkar diyor. Tamam mı? [20:47:36] M2-S05: Hegel... [20:47:36] SEYİRCİ SA-S02: Sentez oradan mı [20:47:37] M2-S05: Tabii. [20:47:37] SEYİRCİ SA-S02: geliyor? [20:47:37] EĞİTMEN: Sentez. [20:47:38] SEYİRCİ SA-S02: Tezleri [20:47:39] M2-S05: Evet, [20:47:39] SEYİRCİ SA-S02: birleştirmeye sentez [20:47:40] EĞİTMEN: birleştiği [20:47:40] SEYİRCİ SA-S00: geliyor. [20:47:41] EĞİTMEN: zaman bir şeyi kanıtladığımız zaman tez ve antitezle sentez onun gerçekliğidir. Peki, tekrar parantez açarak söylüyorum. Bu benim oyunculuk tekniğim. Yani bilgiden süzdüğüm, bilgiden aldığım bir teknik bu. İşe yarıyor. İşe yaradığı için size de anlatıyorum. Ama bunun dışında siz de kendi tekniğiniz geliştirmek isterseniz tabii ki yapabilirsiniz. Çünkü herkesin enstrümanı bu sanatta kendisi. Kendisi. Peki bu tez antitez bizim nerede işimize yarar? Oyunculuk özeline indiğimiz zaman. İyi adam, kötü adam. Sentezi ne? Adam. Peki. [20:48:38] M2-S04: Kesişen [20:48:38] SEYİRCİ SA-S02: küm. [20:48:38] M2-S05: küme. [20:48:39] EĞİTMEN: Kesişen küme. İyi adam ve kötü adam. Biz bir adamı oynayacaksak. Biz bir kötü adamı oynayacaksak. Referans noktamız neresi olabilir? [20:48:54] EĞİTMEN: Referans noktamız iyi adam. Biz kötü [20:48:57] SEYİRCİ SA-S00: İyi [20:48:57] EĞİTMEN: adamı oynayacağız. [20:48:58] SEYİRCİ SA-S02: 'nin tersini [20:49:00] M2-S05: Ben [20:49:00] SEYİRCİ SA-S02: yapacak. [20:49:01] EĞİTMEN: buna şöyle diyorum. Farkı fark etme. Farkı fark etme meselesi. Yani. Benim kötü adamı anlayıp oynayabilmem için iyi adamla arasındaki farkları anlayabilmem lazım ki sahneye çıktığımda seyirciye asgari müşterekte bir algı yaratabileyim. Nedir bu asgari müşterek? [20:49:26] EĞİTMEN: Nedir? [20:49:27] SEYİRCİ SA-S02: Azamiye ortak [20:49:31] EĞİTMEN: Yok artık o zıttı oldu. Peki asgari müştereki şöyle açıklayayım. Aranıza daha önce bu dersi alanlar var. Hadi elinizin şurasını bir acıtın bakayım. Şuraya bir acıtın. [20:49:44] EĞİTMEN: Şurayı cimcikleyin burayı. Cimcikleyin. Acıdı mı burası? Fark etmez. Acıyana kadar sıkın. Acısın. Acıdı. Gösterin. [20:49:58] EĞİTMEN: Ne kadar acıdığını göster bana. [20:50:03] EĞİTMEN: Acıyı gösterebilir misin? Canının ne kadar acıdığını? Peki başka soru sorayım. Bu ne renk? [20:50:11] EĞİTMEN: Mavi mi? Ben biraz mavi tonlar görüyorum ışıklardan ötürü. [20:50:17] M2-S05: Bunun [20:50:17] EĞİTMEN: beyaz olduğunu bana gösterebilir misiniz? Benim gördüğümün dışında. [20:50:25] EĞİTMEN: İnsan kapalı kutu. [20:50:29] EĞİTMEN: Hiçbir insan canının ne kadar acıdığını başka bir insana gösteremez. Başka bir insanın canının ne kadar acıdığına da şahitlik edemez. Neden? Kapalı kutu. Benim acı eşiğim düşüktür, canım çok acır. Anlatamam. Senin acı eşiğin yüksektir, buraya çivi soksak belki [20:50:51] SEYİRCİ SA-S00: Onun [20:50:51] EĞİTMEN: acımaz. [20:50:52] SEYİRCİ SA-S00: da [20:50:53] EĞİTMEN: E peki biz bu ortak [20:50:54] SEYİRCİ SA-S00: babasının... [20:50:54] EĞİTMEN: duyguları nasıl anlatacağız karşı tarafa? Mesela babası ölmüş bir... karakter oynadığımızı hayal edin. Babası ölmüş. [20:51:04] EĞİTMEN: Babasını ne kadar sevdiğini nereden bileceğiz? [20:51:08] SEYİRCİ SA-S01: Ölmüş gibi hissettirerek. [20:51:10] EĞİTMEN: Nasıl hissettireceksin? Mümkün mü böyle bir şey? Şey diyebilir misin? İşte arkadaşının babası öldü. Ya benim babam da öldü ya ben seni anlıyorum. Yok [20:51:18] SEYİRCİ SA-S01: Katarsis dediğiniz yere bağlanmıyor mu? [20:51:21] EĞİTMEN: hayır. [20:51:21] SEYİRCİ SA-S00: Ne [20:51:21] EĞİTMEN: Başka [20:51:21] SEYİRCİ SA-S01: bileyim [20:51:21] EĞİTMEN: bir şeyden bahsediyoruz. [20:51:23] SEYİRCİ SA-S00: o da [20:51:23] SEYİRCİ SA-S01: aynı şey. [20:51:26] EĞİTMEN: Imagine. Asgari müşterek diyoruz biz buna. Şimdi sen arkadaşına ya kardeşim başın sağ olsun çok üzüldüm. O da diyor ki ya siktir et boşver iyi ki öldü diyor. Nasıl anlayacağız bu farkı? [20:51:41] EĞİTMEN: Nasıl anlayacağız? Asgari müşterekleri bulacağız. Asgari müşterekler ne? Fakir bir adam oynuyorsak, fakirlerin ortak problemlerinden bahsedeceğiz. Zengin [20:51:57] SEYİRCİ SA-S00: ... [20:51:58] EĞİTMEN: bir adam oynuyorsak, [20:51:58] SEYİRCİ SA-S00: ... [20:51:59] EĞİTMEN: zenginlerin ortak [20:51:59] SEYİRCİ SA-S00: ... [20:51:59] EĞİTMEN: problemlerinden bahsedeceğiz. Şimdi, ortak [20:52:03] SEYİRCİ SA-S00: ... [20:52:03] EĞİTMEN: problem, asgari müşterek. Yani en [20:52:07] SEYİRCİ SA-S00: ... [20:52:08] EĞİTMEN: alt seviyedeki ortaklık. Nedir bu? İşte kafasına taş gelmiş. Senin de daha haber kafana taş gelmiş. Tiyatro salonundaki bin kişiden elli kişinin kafasına taş gelmiş veya arkadaşının kafası yarılmış. Veya televizyonda izleyen milyonlarca adamın yüzde sekseninin çocukken kafası yarılmış. Biz çocuğun kafasının yarıldığı sahneyi çektiğimiz zaman ne yapıyoruz? [20:52:32] SEYİRCİ SA-S00: Hatırlıyor [20:52:33] SEYİRCİ SA-S01: musun? [20:52:34] EĞİTMEN: Asgari müşterek o taşın kafadaki verdiği ağrıyı katarsise dönüştürüyoruz. Şimdi çözüldü mü olay? Asgari müşterekleri katarse çevirmek. Bunun da yolu tez, antitez, [20:52:51] M2-S04: sentez. [20:52:52] EĞİTMEN: Yani role çalışırken daima şu algıyı oluşturun. İnsanın algılama biçimidir bu. Bir şeyin zıttı yoksa bir şeyi algılayamaz. Mesela sevgi. Nedir tersi? [20:53:10] M2-S05: Öfke [20:53:11] EĞİTMEN: olamaz mı? [20:53:11] SEYİRCİ SA-S00: Nefret. [20:53:11] EĞİTMEN: İşte [20:53:12] SEYİRCİ SA-S02: Olabilir. Ama öfke geçicidir gibi. [20:53:15] EĞİTMEN: oralarda problem başlıyor. Bunu nasıl anlayacağız? Tezin, antitezin farkını. Yani [20:53:24] SEYİRCİ SA-S00: Çok [20:53:24] EĞİTMEN: sevginin [20:53:24] SEYİRCİ SA-S00: şey [20:53:25] EĞİTMEN: zıttı öfke midir? Nefret midir? Kaygı mıdır? Bu [20:53:30] SEYİRCİ SA-S02: gibi, nötr olacak ama bence sevgiden tam olarak karşılığı hiçlik gibidir. [20:53:34] EĞİTMEN: yüzden materyalizm diyoruz. Materyalizm madde. Evet. Maddeyi [20:53:38] SEYİRCİ SA-S02: Her [20:53:39] M2-S05: algılayabiliriz. [20:53:39] SEYİRCİ SA-S02: şey maddede. [20:53:39] M2-S05: Maddeyi algılayabiliriz ama madde olmayanı nasıl algılayacağız? [20:53:42] SEYİRCİ SA-S00: İkisi de. [20:53:46] EĞİTMEN: Hissedeceğiz. Nasıl hissedeceğiz? [20:53:49] SEYİRCİ SA-S00: Duygular. [20:53:50] EĞİTMEN: Sizi sevdiğinden emin olduğunuz birini [20:53:53] SEYİRCİ SA-S00: Anne. [20:53:53] EĞİTMEN: söyleyin. [20:53:56] SEYİRCİ SA-S02: Parasız erkeği. [20:53:59] EĞİTMEN: O [20:53:59] SEYİRCİ SA-S00: Anne. [20:54:00] EĞİTMEN: zaman asgari müşterekler annemiz mi? Annesi doğarken ölmüş bir [20:54:04] SEYİRCİ SA-S00: Ya [20:54:04] EĞİTMEN: çocuktan nasıl bahsedeceğiz? [20:54:05] SEYİRCİ SA-S02: ebeveyn diyelim o zaman. Adını genelleyelim. [20:54:08] SEYİRCİ SA-S00: Aile. [20:54:08] M2-S05: Şimdi [20:54:09] EĞİTMEN: bu sorular şey, kanıtlamak adına değil. Sadece düşünmek adına. Ama [20:54:12] SEYİRCİ SA-S00: Şöyle. [20:54:13] SEYİRCİ SA-S02: Bence 10 insandan. Birinin annesi doğarken ölmüştür. [20:54:18] M2-S05: biz [20:54:18] SEYİRCİ SA-S02: Dolayısıyla o [20:54:18] SEYİRCİ SA-S00: askere düştürek [20:54:19] EĞİTMEN: mesela [20:54:19] SEYİRCİ SA-S00: annedir yani. Bir [20:54:21] EĞİTMEN: doğarken annesi ölen bir çocuğun ölen annesine katarsis yapıyoruz. [20:54:27] SEYİRCİ SA-S02: insanın [20:54:27] EĞİTMEN: Çocuğa katarsis yapıyoruz. [20:54:32] SEYİRCİ SA-S02: annesi varsa zaten o insan annesinin yokluğundan korkuyordur ve bununla ilgili bir his taşıyordur. Sadece tek sorun tam zıttı. Annesi öyle bir insan. Annelik ne demek bilmiyordur. [20:54:43] M2-S05: Şöyle [20:54:44] EĞİTMEN: toparlayalım. Çok özür dilerim, lafını [20:54:46] M2-S05: kestim. Buyurun dinliyorum. Buyurun. [20:54:50] SEYİRCİ SA-S02: Annesi olmayan çocuk annesi olan bir kişiye özenebilir, bunu deneyimleyebilir çevresinden ama diğerleri anneleri olan insanlar bunu yaşamadan tam olarak onunla zaten o [20:55:04] M2-S05: O duyguyu yaşayamazlar, hissedemezler. Geçici bir [20:55:08] SEYİRCİ SA-S02: katarsis [20:55:08] M2-S05: kafarsız olur. [20:55:09] SEYİRCİ SA-S02: bu nihayet. [20:55:09] M2-S05: Okey. [20:55:10] EĞİTMEN: Şimdi burada yine şundan bahsedelim. Lisede felsefe dersiniz var mıydı? Mantık dersiniz var mıydı? Aslında o lisede hep şey derlerdi ya, derdik ya hani, ya hocam bizim güncel hayatta ne işimize yarayacak bunlar? Diyorduk ya mesela. Mesela felsefede şöyle bir şey vardı. Tüme varım ve tümden gelim. Nedir tüme varım ve tümden gelim? [20:55:37] EĞİTMEN: Verilen bilgilerle bir sonuca varmak veya sonuçtan verilen bilgilerle olayın başına [20:55:44] SEYİRCİ SA-S02: Sağlamasını [20:55:44] EĞİTMEN: varmak [20:55:45] SEYİRCİ SA-S02: yap. [20:55:45] EĞİTMEN: veya sağlamak. Hani diyorduk ya bir hareket, bir noktadan bir noktaya. Şimdi insan beyni bunu algılayabiliyor. Tüme varım ve tümden gelim. Bir de klasik mantık vardı biliyor musunuz? Hani şey derdik, işte beyaz ancak ve ancak beyazdır. Beyaz sarı ise beyaz değildir. Hatırlıyor musunuz klasik mantığı? Şimdi bu üç kural. Tez, antitez. Tüme varım, tümden gelin ve klasik mantık. Bunların üçünü bir araya getirdiğiniz zaman otomatik olarak asgariyi müşterek de buluşmuş oluyorsunuz. Bu üç argümanı. Tabii bunu daha da detaylandırırsın. Oynayacağın rol çok detaylıdır. Atıyorum çalışacağın adam senden başka bir teknik bekliyordur. Atıyorum işte bir şey bekliyordur. Stella Adler tekniği bekliyordur. Ya da işte Elia Kazan tekniği bekliyordur. Orada daha detaylı araştırman lazım. Ama kabaca bugünkü oyunculuğun temeli buna dayanıyor. Bu üç kural. Senaryosu da buna dayanır. Oyunculuğu da buna dayanır. Rejisi yönetimi de buna dayanır. A'dan Z 'ye asgari müşterekle buluştuğun vakit oyunculuğu halletmişsindir. Tabi asgari müşterekle buluştuğunda düşünsel olarak buluşuyorsun. Bunu bir de Nereye yansıtıyorduk? Enstrümanımıza, bedenimize, konuşmamıza, bakışımıza. Çünkü bizim enstrümanımız bu, biz bağlama çalmıyoruz. Anlaşılmayan bir şey var mı buraya kadar? Ne dedik? Tez, antitez, tüme varım tümden gelim ve klasik mantık. Klasik mantık bak, önemli olan kısım orası. Anlattık mı karşıya derdimizi? Karşıdaki anladı mı anladı mı anlamadı mı bizim problemimiz değil. Karşıdaki anladıysa da hissedersin. Anlamadıysa da hissedersin. Buraya kadar sorunuz var mı? [20:57:49] SEYİRCİ SA-S00: Ben [20:57:53] SEYİRCİ SA-S02: sadece bunu bir uygulamak istedim şu an içimden ama zamanı gelince [20:57:58] M2-S05: Şimdi [20:57:58] SEYİRCİ SA-S02: yapabilirim. [20:57:58] EĞİTMEN: birazdan doğaçlama isteyeceğim sizden. Çok kısa diksiyona gireceğim çünkü. Son olarak şunu söyleyeyim. Bugün Hollywood sineması, Türk sineması bilmem ne bütün dünya sinemalarına baktığın zaman 3 temel kuralı orada görürsün. Bunu bir küçük araştırmanızı rica ediyorum. Tamam mı? Bu söyleyeceğim. Bu cümle çok kıymetli. Şimdi hani katarsis dedik ya. Katarsis. Trajik çatışmaları falan hep bu tarafa attım. Daha sonra anlatacağım. İzlediğiniz filmlerde, dizilerde bir katarsisi bir araştırın bakalım. Nerede çıkıyor karşınıza? Bir. Bu [20:58:35] SEYİRCİ SA-S00: Örnek [20:58:36] EĞİTMEN: birinci [20:58:36] SEYİRCİ SA-S00: vereyim. [20:58:36] EĞİTMEN: ödev. [20:58:38] EĞİTMEN: İkinci ödev. Lirik. Yani o karakter olarak oynayanla yani içten dışa yapılmış oyunculukla dıştan içe yapılan oyunculukları bir araştırın. Örnek vereyim. İçten dışa [20:58:58] SEYİRCİ SA-S00: dışı [20:58:58] EĞİTMEN: oyunculuk için Makinist 'i izleyebilirsiniz. [20:59:00] SEYİRCİ SA-S00: istedi. [20:59:01] EĞİTMEN: Veya [20:59:01] SEYİRCİ SA-S00: Yani [20:59:02] EĞİTMEN: Joker [20:59:02] SEYİRCİ SA-S00: çok büyük [20:59:02] EĞİTMEN: 'i. [20:59:03] SEYİRCİ SA-S00: bir [20:59:03] EĞİTMEN: Veya Baba serisini. Çünkü gerçek hayatı anlatır. Dıştan içe [20:59:08] SEYİRCİ SA-S00: dışı [20:59:08] EĞİTMEN: oyunculuk içinde [20:59:08] SEYİRCİ SA-S00: de [20:59:08] EĞİTMEN: mesela Spider [20:59:09] SEYİRCİ SA-S00: sadece [20:59:09] EĞİTMEN: -Man [20:59:09] SEYİRCİ SA-S00: bir [20:59:10] EĞİTMEN: izleyebilirsiniz. Avengers izleyebilirsiniz. Neden? Oradaki oynayan [20:59:15] SEYİRCİ SA-S00: oyun [20:59:15] EĞİTMEN: adamlar çünkü önce kostümle sonra İşte grafik tasarımla, sonra set [20:59:21] SEYİRCİ SA-S00: oradan [20:59:21] EĞİTMEN: ortamıyla [20:59:21] SEYİRCİ SA-S00: depolayacak. [20:59:22] EĞİTMEN: role giren oyunculardır. [20:59:22] SEYİRCİ SA-S00: Çünkü [20:59:24] EĞİTMEN: Hiçbiri içten [20:59:24] SEYİRCİ SA-S00: dışı [20:59:24] EĞİTMEN: dışa oyunculuk [20:59:25] SEYİRCİ SA-S00: yapmak, [20:59:25] EĞİTMEN: yapamaz çünkü oynadıkları [20:59:26] SEYİRCİ SA-S00: o dedektörün [20:59:27] EĞİTMEN: hiçbir [20:59:27] SEYİRCİ SA-S00: iç biçimi [20:59:27] EĞİTMEN: şey gerçek değil. [20:59:29] SEYİRCİ SA-S00: bir [20:59:30] EĞİTMEN: Hep hayal ürünü, bilim kurgu, fantastik. [20:59:35] EĞİTMEN: İkisinin birleştiği bir yer var. İkisinin birleştiği birkaç iş var. Bunlardan bir tanesi Yüzüklerin [20:59:41] SEYİRCİ SA-S00: güçlendirilmez, [20:59:41] EĞİTMEN: Efendisi, bir tanesi Hobbit. [20:59:42] SEYİRCİ SA-S00: komünist. [20:59:43] EĞİTMEN: Bu [20:59:44] SEYİRCİ SA-S00: Bu [20:59:44] EĞİTMEN: tarz iyi yapılmış, fantastik [20:59:45] SEYİRCİ SA-S00: farkasız [20:59:46] EĞİTMEN: işler ikisinin birleştiği yerlerdir. Tamam mı? Güzel tekniktir [20:59:51] SEYİRCİ SA-S00: bir tip bir [20:59:51] EĞİTMEN: uygulanabilirse. [20:59:51] SEYİRCİ SA-S00: grup olabilirse, [20:59:53] EĞİTMEN: Ki uyguluyorlar. [20:59:53] SEYİRCİ SA-S00: bunu unutmuyorlar. [20:59:55] EĞİTMEN: Mesela Gandalf 'ı [20:59:56] SEYİRCİ SA-S01: orduyla [20:59:57] EĞİTMEN: oynayan adam [20:59:57] SEYİRCİ SA-S01: da [20:59:57] EĞİTMEN: çok ünlü bir İngiliz [20:59:59] SEYİRCİ SA-S00: olayını [20:59:59] EĞİTMEN: oyuncudur. [20:59:59] SEYİRCİ SA-S00: söylüyorlar. [21:00:00] EĞİTMEN: Hani Royal [21:00:00] SEYİRCİ SA-S00: Ama [21:00:00] EĞİTMEN: Shakespeare [21:00:00] SEYİRCİ SA-S00: iki [21:00:00] EĞİTMEN: Akademilerden falan mezundur bu adam. Ama iki [21:00:04] SEYİRCİ SA-S00: tepkiyi [21:00:04] EĞİTMEN: tekniği de uygulamıştır. Hem dıştan içe oyunculuk [21:00:06] SEYİRCİ SA-S00: uygulamıştır [21:00:07] EĞİTMEN: yapmıştır kostümüyle, dekoruyla. [21:00:08] SEYİRCİ SA-S00: hem içten [21:00:09] EĞİTMEN: Hem içten dışa oyunculuk [21:00:10] SEYİRCİ SA-S00: uygulamıştır [21:00:11] EĞİTMEN: yapmıştır. Hikayenin iyiliği sayesinde. Yani Tolkien 'in yazdığı hikaye çok çok iyidir. İki teknikte oralarda birleşir. İyi yapılmazsa, affedersiniz, boka sarar. İyi yapılırsa [21:00:25] SEYİRCİ SA-S00: İzlediğiniz [21:00:26] EĞİTMEN: da gişe rekorları [21:00:26] SEYİRCİ SA-S00: için teşekkür [21:00:27] EĞİTMEN: kırar. [21:00:27] SEYİRCİ SA-S00: ederim [21:00:28] EĞİTMEN: Oyunculuk kısmına daha devam edeceğim. Teorik kısma biraz daha devam edeceğim. Ama bundan sonra devam edeceğim kısım vereceğim ödevler üzerinden devam edecek. Şimdi gelelim diksiyona. Nedir diksiyon? [21:00:49] EĞİTMEN: İnsanın kendine yakışanı giymesidir. Kişinin kelimelerle... Kendini doğru ifade edebilmesidir. Peki, sadece [21:01:04] EĞİTMEN: konuşarak mı? Beden de bir dildir değil mi? [21:01:11] EĞİTMEN: Evet, [21:01:14] EĞİTMEN: başka fikir olan? [21:01:16] SEYİRCİ SA-S02: Kelimelerin anlaşılır bir şekilde [21:01:18] M2-S05: Söylenme sanatıdır. [21:01:19] SEYİRCİ SA-S02: da diyebiliriz. [21:01:21] EĞİTMEN: Tam olarak bu. Kelimelerin anlaşılır biçimde söylenme biçimidir. Anlatabilmektir diksiyon, doğru. Peki, diksiyonu düzeltmek için ya da diksiyonu doğru kullanmak için ne lazım? [21:01:38] M2-S05: Anlamak lazım. [21:01:38] SEYİRCİ SA-S02: her şey. [21:01:39] EĞİTMEN: Değil mi? Duyabilmek lazım mesela her şeyden önce. Konuşan. Dinlemek. Dinliyor musunuz birbirinizi? [21:01:46] SEYİRCİ SA-S02: Çoğu zaman hayır. [21:01:48] EĞİTMEN: Çoğu zaman cevap vermek için sıra bekliyoruz. [21:01:53] EĞİTMEN: Dinlemeyi şöyle yapalım. Bu da size bir ödev olsun. Biraz dinleyin. Sessizliği dinleyin. Konuşanı dinleyin. İyice dinleyin. Ne diyor? Bakalım ne diyor? Şimdi diksiyon, oyunculuğun yardımcı argümanlarından yalnızca bir tanesidir. Bakın. Şimdi diksiyon şey değildir. Ben diksiyon dersi aldım. Doğru konuşma sanatı dersi aldım. Bilmem ne falan filan. Peki ben şimdi geldim. Ne örüyoruz gençler dediğimde? Diksiyonun bozuk mu? Neden? [21:02:33] M2-S05: Ağız yapmakla diksiyon aynı şey mi? [21:02:36] EĞİTMEN: Nedir mesela [21:02:37] SEYİRCİ SA-S01: Yani [21:02:37] EĞİTMEN: İlhan? [21:02:38] M2-S05: Yani bence şöyle. Bence de. [21:02:40] SEYİRCİ SA-S02: anlatıyorum. Şii ve ağız, lehçe bunlar dilin bir zenginliği, kültürüdür aslında. [21:02:48] EĞİTMEN: Öyledir. [21:02:50] SEYİRCİ SA-S02: Onlar da kendi dertlerini bir şekilde anlatabiliyorlar. Doğru şekilde anlatabiliyorlar. [21:02:54] M2-S05: Evet. [21:02:55] SEYİRCİ SA-S02: Kendilerinin arasında bir dil üretmişler. [21:02:56] M2-S05: Neydi? [21:02:58] EĞİTMEN: Kelimeleri doğru karşı tarafa geçirebilmek değil miydi? Evet. Doğru anlatabilmek değil miydi diksiyon? O zaman şivenin diksiyonla ne alakası var? Çok doğru bilinen bir yanlış bu. İstanbul Türkçesi konuşuyorum. İstanbul. [21:03:13] M2-S02: Is. [21:03:16] EĞİTMEN: Şimdi bakın. Diksiyon. Diksiyon. [21:03:22] SEYİRCİ SA-S00: Fransızca [21:03:22] EĞİTMEN: Doğru [21:03:22] SEYİRCİ SA-S00: gibi. [21:03:23] EĞİTMEN: konuşma. Aslında latince. Diktilo. Diktilo olması lazım. Bir bak bakalım. Diktilo muydu? Diktilo olması lazım. Diktilo. [21:03:36] EĞİTMEN: Latincesi. Diksiyon doğru anlatma meselesi. Neyle? [21:03:40] M2-S05: Fransızcadan diction. [21:03:42] SEYİRCİ SA-S02: söyleyiş [21:03:42] EĞİTMEN: Diction. [21:03:43] M2-S05: Söyleyiş biçimi, ifade sözcüğünden alıntıymış. [21:03:46] EĞİTMEN: Tamam. Latincesine bak. Dictio olması lazım. Dictio. Okey. Dictio. Doğru anlatma sanatı. Neyle? [21:03:57] EĞİTMEN: Öncelikle ağzımızla. Sonra vücudumuzla, bedenimizle. Ama bizim oyunculukta istediğimiz ilk husus ağzımızla. Çünkü neden? Biz bedenimizle anlatma tarafını nerede yapıyoruz? Oyunculukla. Önce oyunculukla yapıyoruz. Dilsiz bir adamın diksiyonu desem ne anlarsınız? Dilsiz adamın diksiyonu olur mu? Olur kardeşim. O da mesela el işaretleriyle anlatıyor. E peki yanlış el işareti yaparsa o zaman [21:04:33] M2-S03: diksiyonu bozuk. [21:04:37] EĞİTMEN: Şimdi Türkçe, bizim kullandığımız Türkçe zor bir dil. Neden? Keşke daha köklü bir dil üzerinde konuşsaydık. Köklüden kastım işte... İngilizce, Latince, Arapça. Şimdi Türkçenin problemi şu. Bizim dilimizde çok fazla yabancı kelime var. Aslında bu hem zorluk hem bir avantaj. Çünkü sen bizim dilimize Fransızca bir şey söylediğin zaman tıpkı bizim dilimizdeymiş gibi karşıya geçebiliyor. Mesela otobüs. [21:05:14] SEYİRCİ SA-S02: Kamyon. [21:05:15] EĞİTMEN: Ne diyor Türk Dil Kurumu otobüs için? [21:05:17] SEYİRCİ SA-S00: Oturun [21:05:17] EĞİTMEN: Çok klişedir. [21:05:17] SEYİRCİ SA-S02: açın da götür geç. [21:05:19] EĞİTMEN: Otur, kaç, götür. Ulan böyle bir kelime mi olur? Ama niye otobüs geçti? Otobüs nece? [21:05:27] EĞİTMEN: Autobus. İngilizce. E niye otobüs bize güzel geçmiş böyle? [21:05:36] EĞİTMEN: Lens. Lens diyoruz mesela. Lens. Türkçesine bilmiyorum. Objektif diyoruz mesela kameraya taktığımızda. Ya da konulara objektif bakalım diyoruz. Nereden? Her açıdan bakalım. [21:05:50] SEYİRCİ SA-S00: Fokus. [21:05:50] EĞİTMEN: Türkçe mi objektif? [21:05:52] SEYİRCİ SA-S02: Hiçbiri değil. [21:05:53] EĞİTMEN: Bunun gibi Arapça, Farsça binlerce kelime var. Ama şunu unutmayın. Türkçe fonetik olarak yazıldığı gibi konuşulan bir dildir. Ama Türkçe diksiyon kuralları bakımından yazıldığı gibi konuşulan bir dil değildir. Değildir demiyorum. Değildir. Bu kurallara gireceğiz. Yani sesli harfler, sessiz harfler, hece vurgusu, kelime vurgusu, cümle vurgusu, noktalama işaretleri bunların hepsine gireceğiz. Birkaç özel durum var Türkçe'de bununla ilgili. Mesela L harfiyle ilgili, H harfiyle ilgili, yumuşak gez ki deniz derya kendisi. Buralara gireceğiz. Ama daha sonraki diksiyon derslerimizde. Velhasıl rolünü iyi öğreneceksin, diksiyonun [21:06:52] SEYİRCİ SA-S01: İstiyordunuz [21:06:52] EĞİTMEN: düzgün olacak ve [21:06:54] SEYİRCİ SA-S01: ve [21:06:55] EĞİTMEN: seyirciyle asgari müşterekte buluşacaksın. Anlaştık mı? Benim girizgah kısmım bu kadardı. Bundan sonrası başka [21:07:07] SEYİRCİ SA-S01: başlatılır. [21:07:07] EĞİTMEN: türlü derslerle devam edeceğiz. Şimdi hepinizden ayağa kalkmanızı istiyorum. [21:07:16] EĞİTMEN: Hepiniz lütfen görebileceğim bir [21:07:18] SEYİRCİ SA-S01: Asgari [21:07:18] EĞİTMEN: yerde olun. [21:07:19] M2-S05: Asgarim. [21:07:19] SEYİRCİ SA-S04: müşterilikte. [21:07:23] EĞİTMEN: Asgarim. Gel Enes gel. Gel buraya gel gel. Kaçma gel. Geç oraya geç. Oraya geç. Oraya oraya. Ha okey orada kal. Tamam orada kal. Arkadaşlar gözlerinizi kapatın. Ellerinizi yana bırakın. Bırakın yana. Şimdi oyuncunun en büyük problemi budur. Elimi nereye koyacağımı bilemiyorum. Neyse gözler kapalı. Sizden şunu yapmanızı rica ediyorum. Tepenizden başlayarak başınızdan topuklarınıza [21:07:53] SEYİRCİ SA-S01: ... ... [21:07:53] EĞİTMEN: ve ayak parmaklarınıza kadar sırayla vücudunuzdaki [21:07:55] SEYİRCİ SA-S01: ... [21:07:57] EĞİTMEN: kaslarınızı kasmanızı istiyorum. Sırayla. [21:08:03] SEYİRCİ SA-S01: ... [21:08:04] EĞİTMEN: Aynısını tekrar ayaklarınızdan tepenize kadar yapmanızı istiyorum. [21:08:11] EĞİTMEN: Yapan gözünü açsın. [21:08:16] EĞİTMEN: Ağrıyan bir yeriniz var mı fark ettiğiniz? Bu [21:08:20] SEYİRCİ SA-S04: ... [21:08:22] EĞİTMEN: nedir [21:08:22] SEYİRCİ SA-S01: ... [21:08:22] EĞİTMEN: bu yaptığımız [21:08:23] SEYİRCİ SA-S01: ... ... [21:08:23] EĞİTMEN: çalışma? [21:08:25] SEYİRCİ SA-S04: ... [21:08:25] EĞİTMEN: Şimdi bazen ağrıyan yerlerimizin farkına varmayız. Bu çalışmayı yapmadan ne sahneye ne kameranın karşısına hiçbir yere çıkamazsın. Çünkü vücudunun [21:08:37] SEYİRCİ SA-S01: bulduğun [21:08:39] EĞİTMEN: kapasitesinin farkına varmak [21:08:40] SEYİRCİ SA-S01: var. [21:08:41] EĞİTMEN: zorundasın. Şöyle düşün. Sahnede çok koşulan, çok hareketli bir [21:08:46] SEYİRCİ SA-S01: göbeler [21:08:46] EĞİTMEN: oyun oynuyorsun. [21:08:46] SEYİRCİ SA-S01: görüyorsun. [21:08:47] EĞİTMEN: Bacağın hamlamış [21:08:48] SEYİRCİ SA-S01: takmakla bu [21:08:49] EĞİTMEN: ama [21:08:49] SEYİRCİ SA-S01: şaka [21:08:49] EĞİTMEN: farkında [21:08:49] SEYİRCİ SA-S01: parçalayabilirsin. [21:08:49] EĞİTMEN: değilsin. Sahnede koşarken fark ettiğini düşünsene. Bacağının hamladığını. [21:08:53] SEYİRCİ SA-S01: takmakla. [21:08:54] EĞİTMEN: Rol nereye [21:08:55] SEYİRCİ SA-S01: edeyim [21:08:55] EĞİTMEN: gider? [21:08:55] SEYİRCİ SA-S01: dedin, [21:08:55] EĞİTMEN: Ne olur? [21:08:56] SEYİRCİ SA-S01: Veya [21:08:58] EĞİTMEN: Veya tam kamera karşında kayıt dedi. [21:09:02] SEYİRCİ SA-S01: dediğin [21:09:04] EĞİTMEN: Hayda. E abi burnun akığı farkında değil misin? Bazen olmayabilirsin. Bu çalışma sahneye çıkarken, kameranın önüne çıkarken, hatta bir iş toplantısına girerken yapılır. Toplantıya girmeden önce vücudumu kontrol ederim ki neyim eksik, nerede eksiğim, nerede belim mi ağrıyor. Çünkü vücudunuz sizi acıyla şekillendirir. Ve acı en büyük konsantrasyon kaybının sebebidir. Hadi bir daha yapın bakalım bir [21:09:35] SEYİRCİ SA-S01: Yine [21:09:35] EĞİTMEN: şey bulacak mısınız [21:09:36] SEYİRCİ SA-S04: gözleri [21:09:36] EĞİTMEN: vücudunuzda? [21:09:37] SEYİRCİ SA-S04: kapatarak [21:09:37] EĞİTMEN: Tabii. [21:09:37] SEYİRCİ SA-S04: mı? [21:09:39] EĞİTMEN: Bir şey bulacak mısınız bakalım tekrar? Deneyin bakalım. [21:09:58] EĞİTMEN: Var mı bir şey bulan? [21:09:59] SEYİRCİ SA-S04: L4, [21:09:59] M2-S05: Ne [21:10:00] EĞİTMEN: kadar [21:10:00] SEYİRCİ SA-S04: L5. [21:10:04] EĞİTMEN: güzel bulmuş olman. Var mı? Nere var? [21:10:13] EĞİTMEN: Fark etmek ne kadar önemli. [21:10:15] SEYİRCİ SA-S00: Sağolun. [21:10:15] EĞİTMEN: Çünkü sağ omuzun. Yani... [21:10:20] M2-S05: O [21:10:20] EĞİTMEN: yönetiyor. Bu çalışma çok kıymetli bir çalışmadır. Lütfen günlük hayatınızda bunu uygulayın. Hani dersimiz vardır ya, vücudumuzu tanıyalım. Vücudumuzu tanıyalım. Çünkü kendi kapasiteni bilmeden neyin altına girdiğini bilemezsin. Ve [21:10:42] EĞİTMEN: insanı şekillendiren şey acılarıdır daima. Bu acılarıdır bölümüne, [21:10:47] M2-S03: bacılarıdır [21:10:49] EĞİTMEN: bölümüne gireceğiz. Şimdi sizden bir ufak şey rica edeceğim. Sahneye çıkma korkusu olan var mı aranızda? Ondan başlayalım. [21:11:00] M2-S03: Tamam [21:11:00] EĞİTMEN: oturun. Herkes otursun. Ben de oturacağım. Bir [21:11:08] EĞİTMEN: tık geriye git İlhan. [21:11:11] EĞİTMEN: Evet İlhancığım seni dinliyoruz. Doğaçlama nedir? [21:11:16] EĞİTMEN: Tülüat. [21:11:19] EĞİTMEN: Doğaçlama nedir? [21:11:21] M2-S05: Şöyle [21:11:22] SEYİRCİ SA-S03: Senaryoda daha önce yazılmamış sahnede kimi zaman durumu kurtarmak için gelişen kimi zaman sahne onu istediği için gelişen bana kalırsa birazcık tir attırdı. [21:11:37] EĞİTMEN: daha kavramsal bir değişiklik yapayım. Doğaçlama belli bir metin olmadan bir hareketin taklididir. Bir de başı ve sonu da bellidir biliyor musun? Yani bir başı [21:11:53] SEYİRCİ SA-S01: Ne [21:11:53] EĞİTMEN: bir sonu olur. [21:11:55] SEYİRCİ SA-S03: kadar [21:11:55] M2-S05: Oyunculuk [21:11:55] SEYİRCİ SA-S03: doğaçlama [21:11:56] M2-S05: aranı. [21:11:56] SEYİRCİ SA-S03: yapman gerektiğini de bilirsiniz. [21:11:57] M2-S05: Onu [21:11:58] EĞİTMEN: sen bileceksin ben değilim. Mesela sana bir konu versek. Başı ve sonu belli olan bize bir doğaçlama yapabilir [21:12:05] SEYİRCİ SA-S03: Konu [21:12:05] EĞİTMEN: misin? [21:12:06] SEYİRCİ SA-S03: verdiğiniz doğaçlama olmuyor. [21:12:08] EĞİTMEN: Replik vermiyorum konu veriyorum. Replik vermiyorum bak farkı iyi anla. Bir konu vereceğim. İlhan sen bize su [21:12:21] EĞİTMEN: içen bir zürafa ol desem. [21:12:29] EĞİTMEN: Zor dersen değiştireceğim. [21:12:35] M2-S05: Ben [21:12:36] EĞİTMEN: görmek istiyorum. Eminim sen de görmek istiyorsun. Ama dersen ki abi zor değiştirebilirim. [21:12:52] SEYİRCİ SA-S04: Oynu tutulmuş zürafanın, [21:12:54] M2-S05: Bunu [21:12:54] SEYİRCİ SA-S04: ne yapalım? [21:12:54] EĞİTMEN: bu arada çok gülmeyin. Herkese yaptıracağım. [21:12:57] SEYİRCİ SA-S04: Oynu [21:12:58] SEYİRCİ SA-S01: tutulmuş [21:12:59] EĞİTMEN: Herkese zürafa yaptırmayacağım ama başka şeyler yaptıracağım. Hocam tamam mıyız? Hadi bakalım. [21:13:13] SEYİRCİ SA-S04: yani o zürafanın ordu. Ben biraz oynayamam gibi ya zürafayı. [21:13:16] EĞİTMEN: Başka [21:13:16] SEYİRCİ SA-S04: Çok hissetmedim [21:13:17] EĞİTMEN: bir şey. [21:13:17] SEYİRCİ SA-S04: zürafa. [21:13:17] EĞİTMEN: Peki. Çok [21:13:18] SEYİRCİ SA-S04: Başka bir şey [21:13:19] EĞİTMEN: hissetmedim. [21:13:19] SEYİRCİ SA-S04: olursa. [21:13:20] EĞİTMEN: Tamam. [21:13:20] SEYİRCİ SA-S04: Karınca yiyen oynayayım mı? [21:13:24] EĞİTMEN: Bak sana çok güzel bir şey vereceğim. Harika bir şey vereceğim ve senin yapabileceğini düşünüyorum. Çatıda mahsur kalmış kedi oynar mısın bize? [21:13:46] EĞİTMEN: Kedi öyle bacağını mı kavrulursun? [21:13:49] SEYİRCİ SA-S04: O şey yapıyor ya ayağı ıslandı [21:13:51] M2-S05: Aaa [21:13:51] SEYİRCİ SA-S04: çatıda. [21:13:51] EĞİTMEN: çok [21:13:52] SEYİRCİ SA-S04: Ayağı [21:13:52] EĞİTMEN: güzel. [21:13:52] SEYİRCİ SA-S04: ıslandı [21:13:53] EĞİTMEN: Tamam okey [21:13:53] SEYİRCİ SA-S04: orada. [21:13:53] EĞİTMEN: harika. [21:13:55] SEYİRCİ SA-S04: Yaptığımızı anlatacaksak o yüzden. Demek ki katarsis geçmemiş. Bir daha alıyorum onu. [21:13:59] EĞİTMEN: Oynayamadın [21:13:59] SEYİRCİ SA-S01: Bu [21:13:59] EĞİTMEN: demek ki. Hadi bakalım. [21:14:19] SEYİRCİ SA-S04: biraz şey aşağıdaki insanlara falan bakıyor. [21:14:23] EĞİTMEN: Çok [21:14:23] SEYİRCİ SA-S04: Neyse [21:14:23] M2-S03: güzel. [21:14:24] SEYİRCİ SA-S04: hadi. Çıkla. Bok gibi oldu. [21:14:28] EĞİTMEN: Teşekkür ediyoruz. [21:14:29] SEYİRCİ SA-S04: ederim. [21:14:29] EĞİTMEN: Gel. Var mı çıkmak isteyen? [21:14:33] SEYİRCİ SA-S04: Gel. [21:14:33] EĞİTMEN: Çok zorlamayacağım. [21:14:34] SEYİRCİ SA-S04: Gel gel. [21:14:36] EĞİTMEN: Çok zorlamayacağım. Çok zorlamayacağım. [21:14:38] M2-S04: Çok [21:14:41] EĞİTMEN: zorlamayacağım Hava. [21:14:47] EĞİTMEN: Hava [21:14:47] SEYİRCİ SA-S00: Hocam [21:14:48] SEYİRCİ SA-S01: bak [21:14:48] EĞİTMEN: lütfen [21:14:48] SEYİRCİ SA-S01: bana güzel. [21:14:48] EĞİTMEN: iki ayağına tam bas. Şimdi [21:14:50] SEYİRCİ SA-S00: Şey oluyorum öyle. Rahat hissetmiyorum. [21:14:52] EĞİTMEN: bak. [21:14:52] SEYİRCİ SA-S00: Hep böyle basıyorum. [21:14:55] EĞİTMEN: İnsan her ne kadar simetrik zannetsek de simetrik değil. Ama biz sahnede daima simetrik olmak zorundayız. Bak beden dilinde anlatacağım. Şunlar. Bak. Şunlar. Şunlar. Bunlar. Şunlar. Özgüvensizlik işaretidir. [21:15:15] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:15:15] EĞİTMEN: Ve bir insana yine oyunculuk dersinde gireceğiz. Vurgu konusuna gireceğiz. Bir insana vurgulu konuşmak için yani dikkat çekerek konuşmak için tam omuzlar omuzlara gözler gözlere gelmesi lazım. Anladın mı? O yüzden biz sanki burnumuzdan aşağıya çekil deriz, şakül deriz. Bilir misiniz ne olduğunu? Ucunda ip bağlı bir ağırlıktır. [21:15:39] SEYİRCİ SA-S02: Ama [21:15:39] EĞİTMEN: Bir şeyin düz olup olmadığını kontrol etmek için kullanılır inşaatta. Bir gün deneriz. Burnumuzdan aşağıya bir şakül varmış gibi. Tamam mı? Dik durmak zorundayız. Dik durmadığımız zaman nefes eğitiminde de bir yere varamayacağız. Bakın dik durmak zorundayız. İki [21:15:57] SEYİRCİ SA-S01: ben [21:15:57] EĞİTMEN: ayağımıza tam destek vermek zorundayız. Ben [21:16:02] M2-S06: biri [21:16:03] SEYİRCİ SA-S00: biri [21:16:03] M2-S06: çok uzun gibi hissediyorum. [21:16:04] SEYİRCİ SA-S00: ya diğerinden. [21:16:05] EĞİTMEN: Nasıl? [21:16:05] M2-S06: Diğerini de [21:16:06] SEYİRCİ SA-S00: bir [21:16:06] M2-S06: çok [21:16:06] SEYİRCİ SA-S00: tık [21:16:06] M2-S06: uzun gibi hissediyorum. Ben zaten normalde [21:16:08] SEYİRCİ SA-S00: de [21:16:08] M2-S06: ayağımı çap basıyorum. [21:16:08] EĞİTMEN: Tam basar mısın? [21:16:09] M2-S06: Böyle basıyorum. [21:16:10] SEYİRCİ SA-S00: ben. [21:16:10] M2-S06: Dur hava. [21:16:16] EĞİTMEN: Bir tık var skolyozun da şey değil çözülür. Yani bir tık skolyozun var. Ama bir tık yani böyle değil. Nötr damı kamburu gibi [21:16:24] SEYİRCİ SA-S01: Anladım [21:16:24] EĞİTMEN: değil. [21:16:24] SEYİRCİ SA-S01: anladım. [21:16:24] EĞİTMEN: Hafif var ama bunu dik durarak çözebilirsin. Dik dur. Herkese [21:16:31] M2-S06: söylüyorum. Bacağımda sanıyordum ben. [21:16:35] M2-S06: Şimdi [21:16:35] EĞİTMEN: bak şöyle düşün. Şöyle düşün. Basit. Bir odayışına gittiniz. Tamam mı? Kamerası çekecek. Audition'da sizi seçecekler. Şöyle duran birini seçerler mi sence? [21:16:48] M2-S06: Böyle [21:16:48] SEYİRCİ SA-S01: Hocam [21:16:49] SEYİRCİ SA-S00: audition [21:16:49] EĞİTMEN: bir [21:16:49] SEYİRCİ SA-S00: nedir? [21:16:49] EĞİTMEN: rol oynamıyorsan. [21:16:50] M2-S06: Audition nedir? [21:16:50] SEYİRCİ SA-S00: Ben bilmiyorum ya. [21:16:51] M2-S06: Audition [21:16:52] EĞİTMEN: bir senaryoda bir bölümü kameraya oynamaktır. Veya jüriye veya işte konseye veya işte karşında kim varsa ona oynamaktır. [21:17:02] SEYİRCİ SA-S00: Anladım. [21:17:03] EĞİTMEN: Audition ses bölümü olarak. Geçer kelime anlamı olarak ama. Mesela diziden sana iki paragraf gönderirler. Ya da filmden veya tiyatro oyundan. Onu ezberlersin ve kameraya oynarsın. Şimdi. Tam basmadığın müddetçe [21:17:18] M2-S03: asla [21:17:19] SEYİRCİ SA-S01: Ya [21:17:19] SEYİRCİ SA-S00: bir kadın. [21:17:20] EĞİTMEN: derdini [21:17:20] SEYİRCİ SA-S00: Ben böyle duramam [21:17:21] SEYİRCİ SA-S01: ki [21:17:21] EĞİTMEN: karşıya [21:17:22] SEYİRCİ SA-S01: ama. [21:17:24] EĞİTMEN: tam geçiremezsin. [21:17:24] SEYİRCİ SA-S01: Tamam. [21:17:25] EĞİTMEN: Tam bas. Kollarını bırak. Bırak kollarını yana. Dik dur. [21:17:28] SEYİRCİ SA-S00: Tamam [21:17:28] EĞİTMEN: Tam karşıya [21:17:29] SEYİRCİ SA-S00: bakıyorum. [21:17:29] EĞİTMEN: bak. Bir de sıkma kendini. [21:17:33] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:17:34] M2-S05: Gözlerinde de sorun var ama. [21:17:36] SEYİRCİ SA-S00: Ya benim [21:17:37] EĞİTMEN: Kardeşim kimse kusursuz değil. Evet. [21:17:40] SEYİRCİ SA-S00: şu sol gözüm biraz şaşı da. [21:17:42] SEYİRCİ SA-S01: Evet [21:17:43] M2-S05: Ben [21:17:43] SEYİRCİ SA-S01: evet. Sol. [21:17:44] M2-S01: fark [21:17:44] M2-S05: etmedim. [21:17:45] SEYİRCİ SA-S01: Çok [21:17:45] M2-S05: Hadi [21:17:46] M2-S01: bakalım. Bırak ellerini yana. [21:17:52] EĞİTMEN: Oynama kız. Evet. Hazır mısın? [21:17:55] M2-S06: Bir [21:17:56] SEYİRCİ SA-S00: beydim ama. [21:17:58] EĞİTMEN: yerlerden tutunmak zorunda [21:17:59] SEYİRCİ SA-S01: Evet [21:17:59] EĞİTMEN: değilsin. Bak. [21:18:00] SEYİRCİ SA-S00: tamam. [21:18:00] EĞİTMEN: Bu insanların, sadece oyuncuların değil bütün insanların genel [21:18:05] SEYİRCİ SA-S01: Evet. [21:18:05] EĞİTMEN: problemidir. Sadece bütün insanların genel problemidir. [21:18:09] M2-S03: Elimi [21:18:12] EĞİTMEN: nereye [21:18:12] SEYİRCİ SA-S01: Bu [21:18:12] EĞİTMEN: koysam? Bak gitti mikrofon. [21:18:18] EĞİTMEN: Abi ellerin [21:18:19] SEYİRCİ SA-S02: böyle [21:18:19] EĞİTMEN: yanında dursun ne olacak? [21:18:21] SEYİRCİ SA-S00: durunca benim bacak da kırılıyor otomatik. [21:18:22] EĞİTMEN: Dursun [21:18:22] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:18:23] EĞİTMEN: yanında. Bırak. [21:18:23] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:18:24] EĞİTMEN: Bas yere. Senin burası. [21:18:25] SEYİRCİ SA-S01: Tamam. [21:18:27] EĞİTMEN: Bak etrafında bir hulavuk varmış gibi düşün. Tamam mı? Çember. O alan senin. Orada hiç kimse sana dokunamaz. Anlaştık mı? Dokunanı da gebertiriz ulan. Tamam mı? Bas. Tam bas. [21:18:41] SEYİRCİ SA-S00: Tam bastım. [21:18:43] EĞİTMEN: Karşıya bak. [21:18:43] SEYİRCİ SA-S00: Baktım. [21:18:44] EĞİTMEN: Hadi [21:18:45] SEYİRCİ SA-S01: Evet. [21:18:45] EĞİTMEN: bakalım. Güzel. Sıkma kendini. Nefes al. [21:18:48] SEYİRCİ SA-S01: Çok [21:18:48] SEYİRCİ SA-S00: stres altında hissediyorum ama [21:18:50] EĞİTMEN: Ne [21:18:50] SEYİRCİ SA-S00: şu an. [21:18:50] EĞİTMEN: güzel. [21:18:50] SEYİRCİ SA-S00: Evet. [21:18:51] EĞİTMEN: Stres iyidir. [21:18:52] SEYİRCİ SA-S00: Kameraya konuşmak kolay da bu zormuş ya. Herkes bana bakıyor ya. [21:18:58] EĞİTMEN: Kamera gel abi. Kamera burada. [21:19:00] SEYİRCİ SA-S01: Ha [21:19:00] EĞİTMEN: Hayır poz [21:19:00] SEYİRCİ SA-S00: tamam. [21:19:01] EĞİTMEN: yok. [21:19:03] EĞİTMEN: Bize ne ol biliyor musun? [21:19:05] SEYİRCİ SA-S00: olayım? [21:19:07] EĞİTMEN: Bize cenaze yemeğinde içinde ayran dolu sürahi ol. Çok mu zor oldu? [21:19:16] M2-S05: Çok [21:19:17] EĞİTMEN: mu zor [21:19:18] SEYİRCİ SA-S00: Fokurdayım [21:19:19] EĞİTMEN: oldu? [21:19:19] SEYİRCİ SA-S00: mı buradan? [21:19:20] EĞİTMEN: Bilmiyorum. O senin hayal [21:19:21] SEYİRCİ SA-S00: Köpüğü [21:19:21] EĞİTMEN: gücün. [21:19:22] SEYİRCİ SA-S00: oluyor ya. [21:19:24] EĞİTMEN: Peki hayvan sever misin? [21:19:26] SEYİRCİ SA-S00: Severiz [21:19:26] M2-S06: En [21:19:27] SEYİRCİ SA-S00: hayvanları. [21:19:27] EĞİTMEN: çok sevdiğin hayvan. [21:19:28] SEYİRCİ SA-S00: Öyle tercihim yok. Hepsini seviyorum. [21:19:31] EĞİTMEN: Peki. [21:19:32] SEYİRCİ SA-S00: Dur [21:19:35] EĞİTMEN: Bize bir balık ol. Karnı aç bir balık. [21:19:46] SEYİRCİ SA-S00: olacağım. [21:19:50] SEYİRCİ SA-S00: Şaşı balık olabilir miyim? [21:19:51] EĞİTMEN: Olur. [21:19:54] EĞİTMEN: Gözünü öyle yaparsan öyle kalır ama. [21:19:58] M2-S05: Çok iyi ya. Ama [21:20:00] SEYİRCİ SA-S01: Tamam. [21:20:00] M2-S05: ben [21:20:03] EĞİTMEN: bunu istemiyorum. Ben bunu istemiyorum. [21:20:04] SEYİRCİ SA-S00: Balığım ama ben. [21:20:05] EĞİTMEN: Balık böyle mi yüzer? Sen böyle [21:20:07] SEYİRCİ SA-S00: yüzmüyor [21:20:07] EĞİTMEN: yüzen balık [21:20:07] SEYİRCİ SA-S00: mu? Böyle [21:20:08] EĞİTMEN: gördün mü hiç? [21:20:08] SEYİRCİ SA-S00: yüzüyor. [21:20:08] EĞİTMEN: Tamam balık gibi yüz işte. [21:20:11] SEYİRCİ SA-S00: Gidiyorum. [21:20:18] M2-S05: Ama [21:20:18] EĞİTMEN: ben aç olduğunu anlamadım. [21:20:23] M2-S05: Ben [21:20:24] EĞİTMEN: aç olduğunu anlamadım balığın. Balık bize bakışlarıyla aç olduğunu anlatsın mesela. Hadi bakalım. [21:20:33] EĞİTMEN: Evet tamam ikna oldum. Kabul. [21:20:40] EĞİTMEN: İkna oldum. [21:20:41] SEYİRCİ SA-S00: Tamam mıyız? [21:20:42] EĞİTMEN: Teşekkür ederim. [21:20:43] SEYİRCİ SA-S00: Hadi [21:20:43] EĞİTMEN: Bravo. Evet. [21:20:45] SEYİRCİ SA-S00: sıra sizde. [21:20:49] M2-S05: Hadi. [21:20:50] SEYİRCİ SA-S00: Buyurun. [21:20:50] EĞİTMEN: Kır orayı hadi. Kır. O eşik burada yok. [21:21:01] EĞİTMEN: Hocam dersim bölünüyor benim burada ya. Çok kaygılıyım bu konuda. [21:21:08] M2-S02: Gel [21:21:09] EĞİTMEN: abi. Bir [21:21:11] SEYİRCİ SA-S01: Evet. [21:21:11] EĞİTMEN: tık öne gel bakayım. [21:21:14] EĞİTMEN: Güzel. [21:21:17] EĞİTMEN: Vücudumuzu tanıyalım. Bırak ellerini yanaya. Arkadaşlar bakın gerçekten. Şimdi bak bizim Türk toplumunda şöyle bir problem var. [21:21:25] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:21:26] EĞİTMEN: Biz çocukluğumuzdan beri el öptürülerek büyütülmüş tipleriz tamam mı? Hani el öpüyüm, eğileyim el öp. Yok abi. Dik dur. Karşıya bak. Buradayım be buradayım diyor ya. Buradasın şu anda. [21:21:41] SEYİRCİ SA-S01: Evet. [21:21:42] EĞİTMEN: Tamam mı? Bura senin. Tamam mı? Sıkma kendini rahat ol. [21:21:49] EĞİTMEN: Ne olsun İlhan? [21:21:52] M2-S05: Bana kaldıysa. Hayır. [21:22:02] SEYİRCİ SA-S03: Bu çok [21:22:04] SEYİRCİ SA-S00: kolay. [21:22:05] M2-S03: Kolay. Kolaysa görelim hadi. [21:22:08] SEYİRCİ SA-S01: Tamam [21:22:09] SEYİRCİ SA-S00: karakter ne? [21:22:11] SEYİRCİ SA-S01: Tamam. [21:22:11] EĞİTMEN: Hayvanlardan başladık. Çizmeli kedi ol bize. [21:22:16] SEYİRCİ SA-S00: Çizmeli kedi. [21:22:17] EĞİTMEN: Çizmeli kedi evet. Aşık olan çizmeli kedi ama. [21:22:23] EĞİTMEN: Hadi [21:22:23] SEYİRCİ SA-S00: Arası [21:22:23] EĞİTMEN: bakalım. [21:22:24] SEYİRCİ SA-S00: ne şartta? Biraz boyunun küçük olması lazım. Bir dakika böyle düşüneyim. [21:22:32] SEYİRCİ SA-S00: Çapkam olsa şurada. [21:22:40] EĞİTMEN: Şapkan yok mu kafanda? [21:22:42] SEYİRCİ SA-S00: Yani ne [21:22:42] EĞİTMEN: Bence [21:22:43] SEYİRCİ SA-S01: bileyim [21:22:43] M2-S02: var. [21:22:43] SEYİRCİ SA-S01: hissedemedim [21:22:43] M2-S02: Dur düzelteyim. [21:22:44] SEYİRCİ SA-S01: şu an. [21:22:44] SEYİRCİ SA-S00: Tamam. [21:22:45] M2-S02: Güzel. [21:22:46] EĞİTMEN: Açıkta. [21:22:47] M2-S02: Şöyle olsun o zaman. [21:22:49] EĞİTMEN: Bilmiyorum [21:22:49] SEYİRCİ SA-S01: Küçük [21:22:49] EĞİTMEN: nasıl [21:22:49] SEYİRCİ SA-S01: ya. [21:22:49] EĞİTMEN: olacaksa. Hayır. Hayır. Var şapkan. Bak burada. Al. [21:22:57] SEYİRCİ SA-S00: Tamam tuttum. Baktım. [21:23:01] EĞİTMEN: Hadi bakalım. Aşık çizmeli kedi [21:23:03] SEYİRCİ SA-S00: Aşık. [21:23:03] EĞİTMEN: nasıl olur? [21:23:03] SEYİRCİ SA-S00: Biraz [21:23:08] SEYİRCİ SA-S00: salak olması lazım. [21:23:13] EĞİTMEN: Kopya verme lan. Çok [21:23:20] M2-S05: hoşuma gitti. [21:23:20] SEYİRCİ SA-S00: Her [21:23:20] EĞİTMEN: Hayır. [21:23:27] SEYİRCİ SA-S00: şey tamam da replik ne olacak? [21:23:29] EĞİTMEN: Replik [21:23:29] SEYİRCİ SA-S00: Onu bulamadım. [21:23:29] EĞİTMEN: yok. Replik yok. [21:23:31] SEYİRCİ SA-S00: Sadece bedene [21:23:32] EĞİTMEN: Hareket. Sadece hareket. [21:23:33] SEYİRCİ SA-S00: mi? O [21:23:37] SEYİRCİ SA-S00: zaman... [21:23:43] EĞİTMEN: Bence tamam. Overtink yaptı [21:23:45] SEYİRCİ SA-S00: Kaldı. [21:23:45] EĞİTMEN: aşık. [21:23:49] SEYİRCİ SA-S00: Gitti. [21:23:49] EĞİTMEN: Olmaz mı sence? [21:23:50] SEYİRCİ SA-S00: Yani olabilir evet. [21:23:52] EĞİTMEN: Overtink [21:23:52] SEYİRCİ SA-S00: Geldi [21:23:52] EĞİTMEN: yapamaz [21:23:52] SEYİRCİ SA-S00: ki yapabilir [21:23:53] EĞİTMEN: mı çizmeli kedi? [21:23:54] SEYİRCİ SA-S00: evet. [21:23:54] EĞİTMEN: Teşekkür ederim. Çok [21:23:57] M2-S03: zorlamayacağım. Hayır. Hayır. [21:23:59] EĞİTMEN: Hayır. Yasak. Buyurun efendim. [21:24:09] EĞİTMEN: Teşekkür ediyorum. [21:24:14] SEYİRCİ SA-S03: Düşebilir dikkat et. Tamam. [21:24:18] EĞİTMEN: Aşık çizmeli kedi. Hadi bakalım. [21:24:26] EĞİTMEN: Bak bak. [21:24:28] SEYİRCİ SA-S03: Beni de arıyor. Onu arasana. [21:24:37] EĞİTMEN: Hayvanlardan gidelim. Hayvanlardan başladık. [21:24:44] EĞİTMEN: Kimseye zarar vermek istemeyen bir yılan olabilir misin mesela? [21:24:52] SEYİRCİ SA-S03: Yatmayayım ama yere. [21:24:53] EĞİTMEN: Hayır [21:24:53] SEYİRCİ SA-S01: Yatmayayım. [21:24:53] EĞİTMEN: hayır yere yatma. Ayakta da yapabilirsin. [21:24:55] SEYİRCİ SA-S01: Tamam. [21:24:56] EĞİTMEN: Yani. [21:24:59] EĞİTMEN: Ben neyi görmek istiyorum biliyor musun aslında? Hayal ettiğinde yüzüne ne yansıyor? Ne yapacaksın? Onu görmek istiyorum. Elinle de hani. Elini arkana bağlayabilirsin mesela yılansın [21:25:08] M2-S04: ya. [21:25:09] SEYİRCİ SA-S03: gibi insan miyim? [21:25:10] EĞİTMEN: Olabilir. [21:25:10] SEYİRCİ SA-S03: Tamam. [21:25:13] EĞİTMEN: Fikirleri açığız. [21:25:14] SEYİRCİ SA-S03: Durun [21:25:17] EĞİTMEN: Çatal dil lazım. Hadi. Tamam [21:25:22] SEYİRCİ SA-S03: hocam şu an. [21:25:23] EĞİTMEN: hadi. [21:25:27] M2-S03: Bu [21:25:28] EĞİTMEN: bence [21:25:28] M2-S03: tanıdığımız biri. Babacığım bir dakika. [21:25:30] EĞİTMEN: Bir dakika. Bu tanıdığımız biri bence. Bu tanıdığımız birini oynuyor bu şu anda. Gel ha. Bilmiyorum kimse. Ama sanki tanıdığın birini oynadın gibime geldi. Yani böyle falan. Çok iyi. Hadi bakalım. Ya da daha kolaylaştırayım. Bu [21:25:51] EĞİTMEN: sana tavşan desek çok zor olur. [21:25:55] SEYİRCİ SA-S01: Kim? [21:25:55] EĞİTMEN: Hadi bir tavşan ol bakalım bize ya. [21:25:57] SEYİRCİ SA-S03: Nasıl bir tavşan olayım? [21:25:59] EĞİTMEN: Aç bir tavşan. [21:26:00] SEYİRCİ SA-S03: Aç. aç. [21:26:01] EĞİTMEN: Karnın aç. Çok kaba duygulardan gidiyorum şimdilik. Hadi bakalım. Karnın aç bir tavşan olmanı rica ediyorum. [21:26:10] SEYİRCİ SA-S03: Yapamıyorum. [21:26:16] EĞİTMEN: Olur olur. Bravo bravo bravo bravo bravo. 87 [21:26:22] M2-S05: yaşına gelmiş hafif ölecek aç bir tavşan oynadı ama [21:26:25] M2-S03: olsa. Sana [21:26:26] EĞİTMEN: eleştirebilirsin diye kim söyledi lan? Kaçırma. Sil [21:26:29] SEYİRCİ SA-S03: Deniz. [21:26:30] EĞİTMEN: onu. [21:26:30] SEYİRCİ SA-S03: Deniz yapsın. İbrahim [21:26:31] EĞİTMEN: Enes. [21:26:31] SEYİRCİ SA-S03: Bey. İbrahim Bey. [21:26:32] EĞİTMEN: Enes. İbrahim mi? Hadi [21:26:34] SEYİRCİ SA-S02: Bey. [21:26:34] EĞİTMEN: gel hadi [21:26:35] SEYİRCİ SA-S03: İbrahim [21:26:35] EĞİTMEN: İbo. Hadi denersin [21:26:35] SEYİRCİ SA-S03: Bey. Çok iyi oynarsınız. [21:26:36] EĞİTMEN: yaparsın [21:26:37] SEYİRCİ SA-S02: Hadi. [21:26:37] EĞİTMEN: be. [21:26:37] SEYİRCİ SA-S02: Ne oynayacağım? [21:26:37] EĞİTMEN: Gel hadi. Gel hadi. [21:26:39] SEYİRCİ SA-S02: Bana hayvan [21:26:40] EĞİTMEN: Vallahi [21:26:40] SEYİRCİ SA-S02: falan ver [21:26:40] EĞİTMEN: paylaşmayacağız. [21:26:41] SEYİRCİ SA-S01: ama [21:26:41] SEYİRCİ SA-S02: yapamam. Valla. Hadi [21:26:42] EĞİTMEN: Vallahi [21:26:42] SEYİRCİ SA-S01: yapın. [21:26:43] EĞİTMEN: paylaşmayacağız. Gel. [21:26:44] SEYİRCİ SA-S02: Yalan söylüyorsunuz. [21:26:45] M2-S01: Gel. [21:26:46] SEYİRCİ SA-S02: Yalan söylüyorsunuz. [21:26:48] EĞİTMEN: Ya en azından seni paylaşmayız istemiyorsan. [21:26:52] M2-S01: Dik [21:26:53] EĞİTMEN: dur. [21:26:56] EĞİTMEN: Bunlarla kavgaya gidilir ha İlhan. Hepsi sağlamlar maşallah. [21:27:03] EĞİTMEN: Hazır mı? Niye küfür ediyorsun? İçinden küfür ediyorsun [21:27:07] SEYİRCİ SA-S02: Valla [21:27:07] EĞİTMEN: bak etme. [21:27:07] SEYİRCİ SA-S02: etmedim. [21:27:08] EĞİTMEN: Tamam peki. Sen bize Haberci güvercin ol. Ama uçmadan. [21:27:19] EĞİTMEN: Uçma. Ama güvercin ol. [21:27:24] SEYİRCİ SA-S02: Zıplayayım [21:27:24] EĞİTMEN: Mesela [21:27:24] SEYİRCİ SA-S02: mı? [21:27:25] EĞİTMEN: güvercin nasıl yürür? [21:27:28] SEYİRCİ SA-S02: Hocam şimdi onu yapmak. [21:27:29] EĞİTMEN: Nasıl yürür güvercin? [21:27:34] EĞİTMEN: Bir de çocuk şarkısı söylesen tam. [21:27:36] SEYİRCİ SA-S02: Ama [21:27:36] M2-S01: Ya [21:27:37] SEYİRCİ SA-S02: böyle. [21:27:37] M2-S01: mesela [21:27:37] SEYİRCİ SA-S02: Şimdi [21:27:37] M2-S01: güvercin şöyle. [21:27:38] SEYİRCİ SA-S02: gözünüzün önüne [21:27:39] M2-S01: Mesela [21:27:39] SEYİRCİ SA-S02: getirin bir [21:27:40] M2-S01: güvercin [21:27:41] EĞİTMEN: şöyle yürür mü? Mesela. [21:27:44] SEYİRCİ SA-S02: Yürür. [21:27:45] EĞİTMEN: Mesela. Mesela. [21:27:46] SEYİRCİ SA-S01: Ama [21:27:47] SEYİRCİ SA-S02: bu tavuğa da benzeri [21:27:48] EĞİTMEN: Tamam [21:27:48] SEYİRCİ SA-S02: biraz. [21:27:48] EĞİTMEN: işte ben yapacağım tavuğa benziyor. [21:27:50] SEYİRCİ SA-S01: Şimdi [21:27:51] SEYİRCİ SA-S02: benim yaptığım peçeli güvercindi. [21:27:52] M2-S01: Tamam. [21:27:52] SEYİRCİ SA-S02: Onlarda kafa sabit de kalabiliyor. [21:27:54] EĞİTMEN: Tamam. [21:27:54] SEYİRCİ SA-S02: Oraya [21:27:55] EĞİTMEN: Yap bakalım nasıl sabit kafalı güvercin. Pardon benden. [21:28:00] SEYİRCİ SA-S01: bastığınız için. [21:28:01] EĞİTMEN: Gir kayda. Hadi bakalım. [21:28:03] SEYİRCİ SA-S01: Bunu [21:28:04] EĞİTMEN: Hadi [21:28:04] SEYİRCİ SA-S02: kanat [21:28:04] EĞİTMEN: güvercin. [21:28:05] SEYİRCİ SA-S02: olarak şey yapın. Alın. [21:28:05] EĞİTMEN: Tam kanat. Böyle olmasın ama kanat. [21:28:08] SEYİRCİ SA-S02: böyle nasıl yapacağım [21:28:09] EĞİTMEN: Şöyle [21:28:09] SEYİRCİ SA-S02: başkanım? [21:28:09] EĞİTMEN: olsun kanat mesela. Güvercin böyledir ya arkadadır ya. Şu şey. Değil. Hani [21:28:15] SEYİRCİ SA-S02: Ama [21:28:15] EĞİTMEN: bu. [21:28:15] SEYİRCİ SA-S02: şu an insan vücudumda en güzel böyle anlatabilir mi ya? [21:28:18] EĞİTMEN: Bilmiyorum. İnsan hocam en güzel öyle mi anlatırsın? [21:28:20] SEYİRCİ SA-S02: Bence [21:28:20] EĞİTMEN: Tamam [21:28:21] SEYİRCİ SA-S02: böyle anlatırım. [21:28:21] M2-S01: okey [21:28:21] SEYİRCİ SA-S02: Şu [21:28:21] M2-S01: öyle anlat. [21:28:22] SEYİRCİ SA-S02: biraz şey gibi olmuyor mu? [21:28:23] M2-S01: Yani [21:28:24] EĞİTMEN: güvercin formu. Neyse okey. [21:28:26] SEYİRCİ SA-S02: Böyle değil midir? Düşün. [21:28:28] EĞİTMEN: Hocayla çok tartışan öğrenci. Okey hadi yap görelim abi. Hadi yap görelim. [21:28:34] SEYİRCİ SA-S02: Peçeli mi peçezin mi? [21:28:35] EĞİTMEN: Bilmiyorum o sende. Haberci güvercin. Evet olur bravo tamam [21:28:42] SEYİRCİ SA-S02: Mesela [21:28:42] EĞİTMEN: çok [21:28:42] SEYİRCİ SA-S02: gideyim [21:28:43] EĞİTMEN: güzel. [21:28:45] EĞİTMEN: Teşekkür ediyoruz. [21:28:46] M2-S01: Evet [21:28:47] SEYİRCİ SA-S02: mi? [21:28:47] M2-S01: kafi. [21:28:47] SEYİRCİ SA-S02: Ben bir daha yapacağım gitmiyorum ben. Madem bu yayınlanmıyor. [21:28:54] SEYİRCİ SA-S03: Açamadım. İbrahim Bey [21:28:56] M2-S05: Enes [21:28:56] SEYİRCİ SA-S03: geçiyor. [21:28:56] EĞİTMEN: çık bakalım sahneye. Hadi tuvalete gideceğim çok sıkıştım. [21:29:00] M2-S05: Hayır [21:29:01] EĞİTMEN: hayır Enes de yapsın öyle. Enes de Furkan da yapacak. [21:29:07] EĞİTMEN: Furkan sen bize kulaklık olan bir kameraman oynar. [21:29:12] EĞİTMEN: Enes evet dik dur güzel. [21:29:22] EĞİTMEN: Senin şey hafif şey var senin göz kafesin önde. [21:29:27] EĞİTMEN: Bununla da gidilir kavgaya, sıkıntı yok. Ben adam topluyorum. Hadi bakalım. [21:29:37] EĞİTMEN: Enes, bak. [21:29:38] SEYİRCİ SA-S02: Basit bir şey olsun abi. Okey. [21:29:41] EĞİTMEN: Şunlar yok. [21:29:43] SEYİRCİ SA-S02: Peki. Çok [21:29:44] EĞİTMEN: Dik. Karşıdayız. Hadi bakalım. Basit bir şey. Bence hayvanların hiçbiri basit değil Enes. Yani hepsi komplike ve karmaşık yaratıklar. [21:29:58] EĞİTMEN: Sen bize şey ol. Overtick yapan maymun ol. Bence çok kolay. [21:30:05] SEYİRCİ SA-S01: kolay. [21:30:06] EĞİTMEN: Bence çok kolay. Overtik yapan maymun. [21:30:14] EĞİTMEN: Ama overtik yapan maymun o. Niye gülüyor bu maymun? İşte bu. [21:30:23] EĞİTMEN: Bravo. [21:30:26] SEYİRCİ SA-S02: Çok basitti gerçekten. Başka bir şey [21:30:29] EĞİTMEN: Furkancım [21:30:29] SEYİRCİ SA-S02: olsa muhtemelen yapamazdım. [21:30:30] EĞİTMEN: alayım canım. Seni sahneye [21:30:31] M2-S04: alayım. [21:30:36] EĞİTMEN: Az evvel hayvanat bahçesinde müslüm çalmış mesela. [21:30:42] SEYİRCİ SA-S00: Evet [21:30:44] EĞİTMEN: Hayvanat bahçesinde çalan müslüm Gürses. Harika fikir. [21:30:51] EĞİTMEN: Şimdi Furkan'dan sonra mola. [21:30:55] EĞİTMEN: Çok da şey yapmayın. Gel kardeşim. Dik dur. Dik dur. Şahane. [21:31:02] SEYİRCİ SA-S01: hocam. [21:31:03] EĞİTMEN: Furkan bize ne olsun? Hayır. [21:31:10] EĞİTMEN: Furkan. Şimdi bak birkaçınızda da var bununla ilgili çalışacağız. Karşıya bak. [21:31:19] EĞİTMEN: Vücudunuzu kasın diyorum ya. Bakın Furkan 'ın boynu şey. Hani şeyde problemimiz var. Belki bende de var. [21:31:28] EĞİTMEN: Bunların hepsi çalışacağız. Gibi. [21:31:35] EĞİTMEN: Ayağına çivi batmış bir horoz olmanı istiyorum. [21:31:43] SEYİRCİ SA-S02: Ses çıkarabilir miyim? [21:31:44] EĞİTMEN: Tabii. [21:31:46] EĞİTMEN: Hadi. Hadi. [21:31:50] SEYİRCİ SA-S02: Teknik olarak batması zor ya onu düşünüyorum [21:31:51] EĞİTMEN: Bilmiyorum. [21:31:52] SEYİRCİ SA-S02: acaba nasıl olur diye. [21:31:52] EĞİTMEN: Batmış işte. Bunun ayağına batmış. [21:31:54] SEYİRCİ SA-S02: Ben maymun bekliyordum ya açıkçası. [21:31:57] EĞİTMEN: Hocam goril. [21:32:01] SEYİRCİ SA-S02: Kanat şöyle miydi hocam? [21:32:03] EĞİTMEN: İstersen [21:32:03] SEYİRCİ SA-S01: Şu [21:32:03] EĞİTMEN: nasıl istersen. [21:32:04] SEYİRCİ SA-S01: muydu? [21:32:04] EĞİTMEN: Kanadı serbest bıraktık. İstediğin gibi. Nasıl istersen. [21:32:14] EĞİTMEN: Çok güzel. Eline sağlık. Saat kaç? Bir [21:32:23] M1-S01: Biri kayıttan [21:32:26] EĞİTMEN: daha mola vermeyeceğim. Çok kısa. Arkadaşlar önümüzdeki hafta Perşembe günü için Yeme kısımdan. Çek ağzını eline. Önümüzdeki hafta Perşembe günü için hemen başlamayacağım ama lütfen Atatürk 'ün gençliğe hitabesini ezberleyelim. Olur mu? Önümüzdeki hafta Perşembe günü tamamen diksiyon kurallarına gireceğim. Sesli harfler, sessiz harfler, kelime, hece, cümle vurgusu, noktalama işaretleri hepsine teknik olarak anlatacağım. Lütfen [21:33:05] SEYİRCİ MİK.: not [21:33:05] EĞİTMEN: nokta [21:33:06] SEYİRCİ MİK.: da [21:33:06] EĞİTMEN: alın o derste. Ondan sonraki hafta öğrendiklerinizle size Atatürk 'ün gençliğe hitabesini ezberden okutmak istiyorum. Ve o kuralları uygulayıp uygulayamadığınızı önce ağzınızdan göreceğim. O gün yani gençliğe hitabeyi okuduğumuz gün gençliğe hitabeyi okuyabilenler diksiyon kurallarına göre ya da beklediğim kadarını tirat alacaklar, tirat çalışacaklar. [21:33:33] SEYİRCİ MİK.: O [21:33:33] EĞİTMEN: Sonra [21:33:34] SEYİRCİ MİK.: ne? [21:33:34] EĞİTMEN: devam edeceğiz. Tirat uzun söz demek. Bir tiyatro oyununda, tiyatro oyunun içerisinde karakterin söylediği uzun sözdür. Yani o karakteri o tirada göre oynamanız gerekir. Anlatacağım ama dediğim gibi bir an önce gençliğe hitabeyi ezberleyin ki ben diksiyon kurallarını anlatırken kafanızda ince ince yer etsin. Tamam mı? Ondan sonra tirada geçeceğiz. Beden dili, oyunculuk, karakter analizi, insan analizi hepsine bakacağız ondan sonraki haftada. Diyorum tekrar, gençliğe hitabeyi geçenler tirat alacaklar. Bugünlük [21:34:14] SEYİRCİ MİK.: mülk [21:34:14] EĞİTMEN: bu kadar yeter. Teşekkür ediyorum beni dinlediğiniz için. Sizi gördüğüm için çok mutluyum. [21:34:19] SEYİRCİ MİK.: Hey [21:34:19] EĞİTMEN: Ey [21:34:22] SEYİRCİ MİK.: Amerika! Hey [21:34:24] EĞİTMEN: Amerika, sözüm [21:34:24] SEYİRCİ MİK.: Sezeyim [21:34:25] EĞİTMEN: sana! Kafa sesi yapıyor ya. Bizi izlemeye devam edin. Danke schön. [21:34:39] EĞİTMEN: Bravo. Bir de şöyle selam verenlere rızık olurum. Abartmayın ulan, bir selam verin. Hadi Allah 'a ısmarladık [21:34:47] SEYİRCİ MİK.: edin. [21:34:47] EĞİTMEN: yani. O kadar, hadi. Oh çok sıkıştım. [21:35:14] M1-S01: yarım saatte 10 çekersin ortak 3 tane kurban olur mu? [21:35:22] M1-S01: şatkan var ben de bilmiyorum Emre hoş geldin ne yapıyorsun? bu herkesle çıkan bir ses değil ha konuştun mu selo [21:35:43] M2-S04: Eğlendim ben ya, çok eğlenceliydi. [21:35:45] M2-S05: Şu ışık bir anda... [21:35:46] M2-S04: Nasıl [21:35:47] SEYİRCİ MİK.: sen. Bir şeyle ilgili [21:35:48] M1-S01: bilgim yok. [21:35:49] SEYİRCİ MİK.: Ben de bilmiyordum. [21:35:51] M2-S04: Diksiyon ve [21:35:52] SEYİRCİ MİK.: oyunculuk [21:35:52] M2-S04: hakkında ben oturacağız, sohbet edeceğiz zannediyordum. Video da varmış. [21:35:56] M2-S02: Ben [21:35:57] M2-S06: burada gördüm [21:35:57] SEYİRCİ MİK.: Ben de öyle sanıyordum bu arada. Ben de onlar bir şey yapacak. Kimseye bilgi vermemiş. [21:36:11] SEYİRCİ MİK.: Bana söylemedin. Yani burada hiçbir şey [21:36:13] M2-S05: bilmeyen tek kişi benim. Ya evde burada sana yan yana otururken [21:36:16] M2-S02: söyledim [21:36:17] SEYİRCİ MİK.: ya. Sigara alabilir miyim? Gerçekten [21:36:18] M1-S01: söyledim [21:36:18] M2-S02: Ben [21:36:18] M1-S01: ya. [21:36:19] SEYİRCİ MİK.: sana sigara vereceğim. [21:36:20] M1-S01: Allah 'a söyledim. Bir de böyle. Allah [21:36:23] SEYİRCİ MİK.: 'a söyledim. Allah [21:36:24] M1-S01: çarpsın. [21:36:25] SEYİRCİ MİK.: Ne zaman söyledin? [21:36:28] SEYİRCİ MİK.: Ayıp [21:36:28] M1-S01: oldu şimdi. Derse başlayacağız. Öncülük eğitimiyle diksiyon eğitimi vereceğiz dedim. Hatta belki [21:36:33] SEYİRCİ MİK.: ilk söylediklerinde. Allah değil. [21:36:36] M1-S01: Adem 'le [21:36:36] SEYİRCİ MİK.: konuşuyoruz. [21:36:41] M1-S01: Gidiyor musun? Hadi sigara çek gel. Gel sigara [21:36:47] SEYİRCİ MİK.: çek. Ya keyifli geçmedin mi? Yok ben keyif almadım. Beni hiçbir şeyden rahatsız etmiyordu. Yok. [21:36:57] M1-S01: Çekime [21:36:58] SEYİRCİ MİK.: devam [21:36:58] M1-S01: edeceğiz. Tamam. [21:36:59] SEYİRCİ MİK.: Arkadaşlar. [21:37:01] M1-S01: 10 kez çekeceğiz. Tamam. Herkes bir gelsin. Orada sor. Orada sor. Oğlum orada da sor abi. Var gülüm çakmağı var. Senin çakmağın en hangisi şu mu? Bu. Bu değil mi? [21:37:19] SEYİRCİ MİK.: Salak.